Temeli 2008’de atılan ve açılışı sürekli ertelenen Sivas-Ankara Yüksek Hızlı ya da Hızlı Tren demiryolu ulaşımı nihayet açıldı.
“Hızlı mı yoksa yüksek hızlı mı” diye soruşum mesnetsiz değil, Cumhurbaşkanı adına açılışı yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay açılışta yaptığı konuşmada ardı ardına gelen iki cümlede hem “Yüksek Hızlı” tanımını hem de “Hızlı demiryolu” tanımını kullandı.
Anlaşılan kendileri de karar verememişler ya da saatte 200-250 kilometrelik hızın yüksek olmadığını kendileri de bilmelerine rağmen bir kere ağızlarından çıktığı için “yüksek hızlı” terimini de kullanmadan edememişler.
Elin yüksek hızlı trenleri saatte 500 kilometre hız yapıyor. Bizim bu rakama ulaşmamız için daha çok ekmek yememiz gerekiyor ne yazık ki!
Aynı gün bir başka açılış müjdesi daha verildi Türk Milletine: Yenilenmesi yılan hikâyesine dönen Samsun-Sivas(Kalın) Hattı da ulaşıma açılmıştı.
İki hat ve iki büyük risk! Ankara-Sivas Hızlı Tren Hattındaki tehlikeyi Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası Genel Sekreteri İsmail Özdemir “yolun Ankara-Kırıkkale arasındaki 70 kilometrelik bölümünde sinyalizasyon olmadığını ve bunun büyük risk taşıdığını” duyurdu. Genel Sekreter Özdemir bir başka tehlikeye daha “rayların oturması için yeterince yolcusuz deneme seferi yapılmadığını” açıklayarak parmak bastı. Açıklamasında “yağış alan aylardayız, bir süre yolcusuz deneme sürüşleri yapılmalıydı. Avrupa’da 60’şar kiloluk kum torbalarını koltuklara koyarak karşılıklı deneme seferleri yapılıyor. Bu bizde ihmal ediliyor” dedi.
Bir diğer büyük risk ve daha açılmadan kendi hanemize yazılan bir büyük zarar da Samsun-Sivas(Kalın) demiryolu hattının yenilenmesinde yaşandı ve yaşanıyor.
AB-Türkiye ortak projesiydi bu hat, 230 milyon avrosu Avrupa Birliğinden kalan 30 milyon avrosu da Türkiye tarafından karşılanacak ve 2018’de açılacaktı. Zamanında bitirilemedi ve Avrupa Birliği söz verdiği miktardan 72 milyon avroyu da ödemedi. Bu rakamda bizim kasamızdan çıktı ve üstelik projenin maliyeti de 300 milyon avroyu aştı. Çifte zarar da bizim hanemize yazıldı.
Ama asıl büyük risk bu değil, bu proje TCDD Hemzemin Geçiş Yönetmeliği’ne aykırı olarak yapıldı. Yönetmelik maddeleri göz göre göre çiğnendi, başka bir ifadeyle suç işlendi.
Bu hat da verimli kullanılamayacak. Şimdilik hafta da karşılıklı üçer yolcu seferi yapılacağı açıklandı. Bakalım ne kadar uygulanacak ya da uygulanabilecek?
Ama asıl sorun, yük taşımacılığında yaşanacak. Günde 52 katar geçeceği açıklanmıştı ilk başlarda. 52 katarın geçişi için Samsun-Ordu Karayolu’nun tam 312 dakika kapanması gerekir ki bu da Samsun’da hayatı felç eder.
Sevinelim mi yoksa üzülelim mi? Siz olsaydınız ne yapardınız? Ama herhangi bir bağnazlıktan, partizanlıktan kurtulmuş olmak kaydıyla…
Yorumlar
Kalan Karakter: