Yakından tanıdığım birisi. İmam Hatipli ama bağnaz değil hele din tüccarı hiç değil.
Demokrat Partili bir ailenin Adalet Partili bir ferdi. Daha doğrusu yaşı elvermediği için siyaseti Adalet Partisi’nin devamı Doğru Yol Partisi’nde hem de siyasi sorumluluklar üstlenerek yaptı. Aday olmadı adayları destekledi. Mehmet Ağar ve Süleyman Soylu ile hukuku oradandır. Hala devam eder ama Süleyman Demirel’in onun gönlündeki sevgisi ve beynindeki fikri izleri çok derindir. Hala şükranla anar merhum Demirel’i.
Trabzonludur, hem de doğu Trabzon’dan. Recep Tayyip Erdoğan sevdası oradan kaynaklanır.
Normalde demokrasiden, çoklu sistemden yana oy vermesini beklersiniz değil mi? Öyle olmayacak.
Sizin neyi beklediğiniz önemli değil, algının gerçeği bastırması Hitler’in Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanı Dr. Paul Joseph Goebbels’ten beri biliniyor. Bu seçimde nasıl bir yöntemle nasıl bir algı oluşturulacak, işte bilinmeyen bu.
Soru ne, cevap ne? Cevap soruya bağlı ama biraz da galiba “gerçeği baskılayan algının” gücüne.
Toplumun asıl sorunun “aş-iş-eş” mi olduğu yoksa birilerinin bir zamanlar dillerinden düşürmedikleri ama şimdilerde hiç hatırlamak istemedikleri “Muaviye Camii’nde Cuma namazı kılma” sevdası mı?
Doktor, mühendis, yazılımcı, veteriner gibi yetişmiş öz evlatlarımız birer birer vatanı terk ederken Arap’ın, Puştun’un adeta elini kolunu sallayarak sınırlarımızı geçip ülkemizi adeta bir “gizli işgal ülkesi” gibi görmesine, göstermesine isyan etmeyecek miyiz?
Hele AB’nin verdiği 6 milyar avroluk hibeye ülkeyi sığınmacılara teslim edenlere hiç mi ses çıkarmayacağız?
Burada gerçek ve doğru söylemleri gerekçe göstererek yanlışa yöneltmeye kalkanlara da bir çift sözümüz olmayacak mı?
Gerçek ve doğru söylem yanlış uygulamaya malzeme edilebilir mi?
Neden mi bahsediyorum? Elbet Ümit Özdağ’dan ve elbet Sinan Ogan’dan. İkisi de sevdiğim, saygı duyduğum insanlar. Ümit Özdağ’ın her söylediği çok doğru ama tüm uygulaması çok yanlış. Hele bir de Türkçülerin oylarını haklı söylemlerle yanlışa yönlendirmesi asla ve asla anlaşılabilecek ve affedilebilecek bir şey değildir…
Yorumlar
Kalan Karakter: