Dün “Değişimin Adı Tükenmek Mi Yoksa” başlıklı yazımı Gazete Gerçek’e gönderdiğimde ne yıllarca Türk Ocağı Ankara Şubesi Başkanlığı ve yine yıllarca Ankara Atatürk Lisesi’nde öğretmenlik/yöneticilik yapan Türkan Hacaloğlu’nun Facebook, ne de Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın Twitter paylaşımını görmüştüm. Keşke hiç görmeseydim. Gördüm ve dehşete kapıldım.
Sayın Ümit Özdağ Ankara’nın en gözde okullarından Atatürk Lisesi’nden bir etkinlik görüntüsü paylaşmış Twitter hesabından. Türkan Hacaloğlu da o görüntüye “Milli Kültürümüz Nereye Gidiyor” başlığı altında kısa ama oldukça etkileyici bir metinle Facebook hesabında yer vermiş.
Görüntü “bu vatan benim ve ben Türk’üm” diyen/diyebilen herkesi derinden sarsacak bir görüntü.
Sahnede dokuz öğrenci, Arap kıyafetleri içinde Arapça şarkılar eşliğinde Arap oyunları sergiliyorlar. Ümit Özdağ bu gösteriyi Milli Eğitim Bakanı’nın bizzat organize ettiğini söylüyor.
“Ankara'nın en iyi liselerinden olan Atatürk Lisesi'ne Milli Eğitim Bakanı gitmiş ve kaynaştırma adı altında Arap kıyafetleri ile Arapça etkinlik yaptırmış. Kaynaşmayacağız. O kadar kaynaşmak istiyorsanız siz Suriye’ye gidin.”
Bu ifadeler Sayın Özdağ’a ait. “Kaynaşmayacağız” ibaresinin altına imzamı hiç tereddüt etmeden atmaya dünden hazırım.
İşin daha hazini Ankara’nın bu “en değerli” okulunda Arap kıyafetleriyle gençler gösteri yaparken arka fonda hem Türk Bayrağı hem de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ümidim Gençliktedir” vecizesinin yer almasıydı.
Türkan Hacaloğlu “inanmadığını” ve doğrulatmak için Atatürk Lisesi Mezunları Derneği’nden bir yetkiliyle konuştuğunu” ve lingi tıklayınca “kan dondurucu bir vido ile karşılaştığını” söylüyor.
Sözü burada kesip o okulda tam “23 yıl öğretmen ve idareci olarak görev yapan” Sayın Türkan Hacaloğlu’na bırakıyorum:
“23 yılda mezun ettiğim halen siyasetle uğraşan, en yüksek devlet memuru kademesinde ve çeşitli sanat dallarında görev alan, ticaret hayatına atılan öğrencilerimle gurur duyuyorum. Öğrencilerimin Atatürk sevgisiyle dolu oldukları, O’nun ilke ve inkılâplarına sahip çıktıkları, vatan millet, bayrak sevgisini yüreklerinde taşıdıkları inancındayım. Çünkü onlar, Türk kültürü ve Atatürk sevgisiyle yetiştirildi.
Hangi Arap ülkesindeki herhangi bir okulda Türk toplumunu yansıtan kıyafetlerle Türkçe müzik yayını yapılıyor. Türkleşmek yerine Araplaşan bir nesil mi yetiştirilmek isteniyor? Kaynaşmak görevi sadece bize mi verilmiştir? Nerede ‘’Hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa’’ ,nerede İzmir Marşı, nerede ‘’Dağ başını duman almış’’ ve 10.Yıl marşı? Böyle ucube programlarla gençlerimizin ruhunu daha fazla karartmayın.
Türklük gurur ve şuurunu yaşayan bir eğitimci olarak okullarımızda Türk Milletinin millî duygularını yeşertip pekiştiren programların uygulamasını beklemek ve istemek hakkımızdır.”
Ben, dünkü yazımda;
“Değişiyoruz hem de oldukça hızlı bir şekilde.
Hem kılıkta kıyafette, hem örfte adette, hem de kemiyette.
Dindarlaşmıyoruz Araplaşıyoruz” derken haksız mıymışım?”
Yorumlar
Kalan Karakter: