Sen istediğin kadar söyle, hatta bazılarını bıktırıncaya kadar yaz, kimin umurunda? Yok, ülke sınırları delik deşik olmuş, yok elin ipsiz sapsızları, yok elin eli maşalıları yurda dolmuş, kime dert!
Vatandaş dertli, o da gördükleriyle sınırlı ama yine de dertli. Sorun ondan önce devleti yönetenlerin sorunu, sorun sınırları beklemekle görevlendirilenlerin ve bunun için yemin edenlerin sorunu.
Ve elbet; öncelikle siyasilerin sorunu. Ama ne yazık ki onlar da gözlerini kapamış, kulaklarını tıkamış ve dillerini yutmuş gibi ağızsız dilsizler.
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ ve Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı İlay Aksoy’u bu genellemenin dışında değerlendirmezsek onlara haksızlık ederiz. Ellerinden geldiğince konuyu Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin gündeminde tutuyorlar.
Her ne kadar siyasiler sorunu anlamasalar ya da anlamazdan gelseler de sorun çok ciddi ve toplumda giderek genişleyen bir karşı duruş halkası var ve bu halka her geçen gün biraz daha genişliyor.
Bir süre sonra artık en umursamaz siyasetçilerin bile bu halkaya ilgisiz kalabileceklerini sanmıyorum.
En son ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı Hoca isyan etti bu vurdumduymazlığa İsmail Küçükkaya’nın programında “Türk vatandaşlığını satılığa çıkartamazsınız” diyerek. Uyuşturucu tacirleri, kara para aklayıcılar ve çetelere, çete liderlerine dikkatleri çekiyor İlber Hoca.
AKUT kurucusu Nasuh Mahruki de tehlikenin farkında olanlardan, sosyal medyada konuya ait değerlendirmeler yapıyor.
Daha önce de yazdım, yazılı, görsel ve internet medyasından sosyal medyaya kadar her geçen gün görüş açıklayanlar çoğalıyor. Bu “kontrolsüz sığınmacı istilasının” ileride bu ülkenin ve bu milletin başına getireceği felaketlere dikkatler çekiliyor.
Ortadoğu parçalanıyor ve dağılıyor. Buna mukabil Batı birleşiyor ve bütünleşiyor.
Mustafa Kemal Atatürk iki paktın kurulmasına öncülük ve önderlik etti; birisi doğuda diğeri batıda iki pakt. Biri Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında 1937’de kuruldu. Bu paktın üyesi ülkelerden Irak parçalandı, İran şeriat adı altında bir yönetime çevrildi, Pakistan ise Taliban’a teslim oldu.
Sadabat Paktı ülkelerinden sadece Türkiye var elan bağımsız, bütün ve çağdaş olan. Yoksa hür ve bağımsız kalan tek ülke mi deseydim?
Balkan Paktı ise 1934’te Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya arasında kuruldu. Yugoslavya sonradan parçalansa da hem bu ülkeden doğan yeni ülkeler ve hem Yunanistan ile Romanya AB’nin birer parçası ve güvenlikleri AB’nin kanatları altında olan ülkeler.
Türk Milleti’nin Mustafa Kemal Atatürk’ün eseri bu iki paktın farklı sonuçlarına dikkatle eğilmesi gerekmektedir. Bu geleceğimizi tayin açısından son derece önemlidir.
Tekrar ediyorum; tarih kendisinden ders almayan toplumları sayfalarından siler.
NOT: 5'inci kemoterapi için bugün yeniden hastaneye yatacağım. Biz hafta izin istiyorum sizden. Sağlıkla kalınız efendim.
Yorumlar
Kalan Karakter: