Bir reklam döner zaman zaman televizyonlarda, değişse de çekimler, verilmek istenen mesaj ve söz hep aynıdır: Kirlenmek güzeldir.
Yok, canım; kirlenmek değildir güzel olan, kirin akıtılmasıdır insanın ya da elbisenin üstünden. Yunmaktır, yıkanmaktır, arınmaktır, paklanmaktır kısacası temizlenmektir.
Kirlenmeyi hor görmek değildir bu satırlar eğer helal ekmek içinse kirlenen eller, eğer bir insanı kurtarmak içinse çamura dalmak kutsaldır bu kirlenme, bu çamura bulanma.
Kirle de yaşanmaz kirli de yaşanmaz. Güzel olan kir değildir temizliktir ve temizlenmektir.
Kirlenen eğer elbise ise, el yüz ise iş kolay, yıkarsınız elbiseyi, yıkarsınız elinizi yüzünüzü, tertemiz olur çıkarsınız. Olmazsa banyoya girersiniz, hamama gidersiniz.
Ya kirlenen insanın iç dünyasıysa, ruhuysa, ne yapmalı?
Her geçen gün biraz daha kararıyor ruhumuz, kararmak eğer kirlenmekse, kirleniyor ruhumuz.
Hakaretler uçuşuyor ortalıkta, küfrün bini bir para. Şerefsiz, haysiyetsiz, onursuz, ucube, arsız, rezil, şıllık, sürtük ve daha niceleri.
Söylenen sözler ne kadar ağırsa söyleyenler de o kadar ağırlık sahibi, üst makamlarda, bir o kadar da seçkinler ve hatta seçilmişler. Sözlerin sarf edildiği mekân ve makamlarsa bu milletin toz kondurmaya kıyamadığı mekânlar, makamlar.
Temizlenmeye ihtiyacımız var toplum olarak.
Durup düşünmek ve sonra yeniden düşünmek, yeniden, yeniden düşünmek ve hiddetten, şiddetten, hakaretten, çamurdan, hırstan, ifrat ve iftiradan ve de tekfirden arınmak, arınmak, tekrar tekrar arınmak.
Bir sabah erkenden hem de çok erkenden kalkıp Piyer Loti’ye gitmek ve çevre camilerden birer ikişer saniye farkla başlayan sabah ezanını dinlemek.
Ya da bir akşam sessizliğinde Münir Nurettin Selçuk’tan Tekbir ve Salatı Ümmiye dinlemek huşû içinde ve kendinden geçmek.
Prof. Dr. Nevzat Atlığ korosunun konserine gitmek, birbirinden güzel ve kimi zaman da birbirinden ağır o klasik şarkılarla ruhu temizlemek, huzura erdirmek. Hele bir de Serap Mutlu Akbulut söylüyorsa o şarkıları.
Sakinleşmeye ihtiyacımız var, durup düşünmeye, tekrar tekrar düşünmeye ve arınmaya, dilimizi, gönlümüzü arındırmaya.
Sanat bir araçtır ruh temizliği için. Ne yazık ki sanattan her geçen gün biraz daha uzaklaşıyoruz. Resimden, heykelden, danstan, folklardan, halaydan, horondan, hattan, ebrudan, karikatürden, fıkradan ve cümlesinden.
Ve bir de okumaktan. Zaten az okuyan hatta hemen hiç okumayan bir toplumduk, hayat pahalılığında hepten koptuk kitaptan.
Kitapsız toplumların ve medeniyetlerin milletlerarası yarışta kazanma şansı pek yoktur.
Yorumlar
Kalan Karakter: