Nihayet gerçekçi bir ses duyma şansına kavuştuk bu ülke siyasetçilerinin ağzından.
TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop Adıyaman’da deprem çalışmaları ile ilgili incelemeler yaparken “Bundan sonra daha sağlam zeminlerde, daha sağlam yapılar yapmak, binalar inşa etmek için dersler çıkartmalıyız” demiş!
Bu iktidar adına hazin bir itiraf ama millet adına, bu ülkenin yurttaşları adına da sevindirici bir itiraf. Yeter ki bu söz unutulmasın ve yeter ki gerekli dersler çıkarılıp “adam gibi” uygulansın.
Sayın Meclis Başkanı’nın sözü bu kadar değil, o cümlenin tamamı şöyle:
"Bundan sonra daha sağlam zeminlerde, daha sağlam yapılar yapmak, binalar inşa etmek konusunda dersler çıkartmalıyız. Zemin sağlamsa, binalar sağlamsa deprem ne kadar büyük olursa olsun yıkıcı etkisi daha azalıyor, minimum düzeye düşüyor."
Aman birileri duymasın Sayın Şentop. Kızarlar sonra, “beni mi yalanlıyorsun sen” derler. Sıradan birileri olsa umursamayın derim ama öyle sıradan biri değil muhatabınız. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı. Partinizin genel başkanı. Yani sizin listeleri yapan, sizi o makamlara getiren kudret.
Hani bir zamanlar ekonominin başında olan şimdilerin muhalifi bir genel başkan, zamanındaki ekonomik gelişmelerden övünerek bahsederken TL’den altı sıfırı atmakla övünmüştü de ağzının payını almıştı:
Hani "Altı sıfırı Türk Lirası'ndan çıkaran bu Başbakan. Sen kimsin ya? Başbakan olur vermedikten sonra sen ne yapabilirsin ya?" demişti ya, ondan bahsediyorum.
Bakarsınız yarında size “sen kimsin, depremden ders çıkarılacaksa ben çıkarırım” derse!
Ders çıkartmak neyse, ama hele şu “zemin sağlamsa, binalar sağlamsa deprem ne kadar büyük olursa olsun yıkıcı etkisi daha azalıyor, minimum düzeye iniyor” sözleriniz yok mu? İşte hiç affedilecek gibi görünmüyor Sayın Başkan.
Sayın Cumhurbaşkanı koltuğa henüz oturduğunda gerçekleşen Bingöl depreminden sonra yaptığı açıklamada sizden çok daha ağır ifadeler kullanmış, “olayın kader diye geçiştirilemeyeceğini” ifade etmişti. Ama o günler geride kaldı. Artık iktidardasınız ve “kader” kavramı sık kullanılır oldu mensuplarınız tarafından.
Sayın Cumhurbaşkanı’nın şu ifadeleri o Bingöl konuşmasından:
"Yeraltında fay kırıklarından önce bağışlayın söylemek zorundayım, kırılan ar damarlarıdır. Malzemeden çalmanın arkasında ahlak hırsızlığı, demokrasiden çalmak, hukuk kapkaççılığı, siyaset yankesiciliği ve kamu yönetimi kalpazanlığı yatmaktadır. Bu olay, kamu otoritesinin devlet imkânlarını nasıl kullandığını bütün çıplaklığı ile ortaya koymuştur. Olay kader diye geçiştirilemez.”
Sayın Başkan, her şeye rağmen bir umuttur bu tespitiniz. Eğer tutarsanız. Eğer “fay hatlarından önce ar damarları kırılanlara” kararlılıkla dur diyebilirseniz.
Eğer “afeti kader” diye açıklamanın kolaylığı yerine “ders çıkarmanın” ve o dersin gereğini yerine getirmenin zorluğunu göğüsleyebilirseniz.
Ve de şu ayrıştırıcı nefret dilini siyasetin aracı olmaktan çıkartıp sevgi dilini kullanmayı öğrenebilir ve her ne pahasına olursa olsun bundan asla geri adım atmazsanız.
İşte o zaman bu büyük millet devletiyle birlikte bu deprem yaralarını sarar.
SAĞLAM ZEMİN SAĞLAM BİNA!
Yayınlanma :
17.02.2023 08:01
Güncelleme
: 17.02.2023 08:01
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: