1907 Fenerbahçeliler Derneği Başkanı Rıfat Perahya Derneğin toplantısında Saraçoğlu Stadının adının “Cumhuriyet’in 100. Yılında Atatürk Stadı olarak değiştirilmesini” önerdi. Öneri, Atatürk adının statlardan, havaalanlarından, meydanlardan birer birer silinmesine bir tepki olarak, -Atatürk’ü az da olsa bilen ama Şükrü Saraçoğlu’nu bilmeyenler tarafından- alkışlarla karşılandı.
Konu yeni de değil, bir hayli eski. İlk ortaya atan Rasim Ozan Kütahyalı. Onun önerisi stada Lefter Küçükandonadis adının verilmesi. Destekçisi de Ahmet Çakar. Grekçeleri ise “Lefter’in ailesi ve akrabalarının gayrımüslim oldukları için çok sıkıntı çekmeleri. Onlara göre bu sıkıntıyı çektiren kişi de Şükrü Saraçoğlu.
İnsanların Şükrü Saraçoğlu ile zoru ne? Bu sorunun cevabını bulmak için Şükrü Saraçoğlu’nun kim olduğuna bakmak gerek.
Aslen Trabzon Akçaabatlı. Babası saraç Mehmet Tevfik Efendi. Ödemiş’e göçmüş. Şükrü Saraçoğlu orada doğmuş. İzmir İdadisini(lisesini) birincilikle bitirdikten sonra İstanbul Mekteb-i Mülkiye’sine(Siyasal Bilgiler) girmiş ve başarıyla bitirmiş.
İzmir’e dönmüş, maiyet memurluğu, öğretmenlik ve İttihat Terakki Ticaret Mektebi Müdürlüğü yapmış. Devlet bursu kazanarak Belçika’ya gitmiş. Dünya savaşı çıkınca yurda dönmüş. Daha sonra Cenevre Siyasi İlimler Akademisi’nde okumak üzere İsviçre’ye gitmiş ve bu okulu da başarıyla bitirmiş.
İzmir’in işgali üzerine okul arkadaşı Mahmut Esat Bozkurt’la birlikte yurda dönmüşler. Dönüşleri de maceradır; Türkiye’ye gideceğini öğrendikleri bir İtalyan şilebinde kaçak yolculuk yaparlar.
Mahmut Esat Bozkurt’la birlikte Kuşadası, Nazilli, Aydında civarında Kuva-yı Milliye’nin teşkilatlanması için çalışırlar, zaman gelir dağa çıkarlar. Onun için “Efe Başvekil” der Gürkan Hacir Saraçoğlu’na.
Fethi Okyar kabinesinde Maarif(Milli Eğitim) Vekilidir. Mübadele görüşmelerinde Türk Heyeti’ne başkanlık yapmaktadır. İsmet İnönü’nün Fethi Okyar’dan sonra kurduğu kabinede Maliye Bakanı’dır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası onun bakanlığı döneminde kurulur.
Osmanlı borçlarının ödenmesi konusundaki görüşmeleri Türkiye adına Paris’te o yürütür.
1933-1938 İnönü ve Celal Bayar hükümetlerinde Adalet Bakanı’dır. Celal Bayar ve Refik Saydam kabinelerinde bu kez onu Hariciye Bakanı olarak görürüz. İkinci Dünya Savaşı’na girmememizde katkısı oldukça büyüktür.
9 Temmuz 1942’de artık başbakandır. Refik Saydam ölünce yerine o atanmıştır. 5 Ağustos 1942’de hükümet programını Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde okur.
Oldukça muhtevalıdır ve oldukça da muhteşemdir o program. Sonra anlatacağım o programı, şimdi biraz geriye döneceğim ve Şükrü Saraçoğlu’nun 16 yıllık efsane kulüp başkanlığını ve adının silinmek istendiği stadı Fenerbahçe’ye nasıl kazandırdığını anlatacağım.
Dönem Şükrü Saraçoğlu’nun maliye bakanlığı dönemidir ve Şükrü Saraçoğlu Özdemir İnce’nin ifadesiyle “sevdalı bir Fenerbahçelidir”, takımının maçlarını hiç kaçırmaz.
O günlerde Fenerbahçe’nin bir stadı yoktur, çareyi Şükrü Saraçoğlu bulur. Bir zamanlar güçlü bir kulüp olan ama giderek zayıflayan ve taraftarını kaybeden İttihat Kulübü’nün Kadıköy’de bir sahası vardır.
Bir maddelik bir kanun teklifi hazırlar Şükrü Saraçoğlu ve Meclis’ten geçirir: “Aynı semtte bulunan iki spor kulübünden üye sayısı çok olan devam eder, diğeri kapatılır.”
Kapatılan İttihat Kulübü’nün sahası 1 TL gibi sembolik bir parayla Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne devredilir, ardından da Fenerbahçe Spor Kulübüne kiralanır.
O stat şimdilerde adının değiştirilmesi dillendirilen Şükrü Saraçoğlu stadıdır.
Stadı kazandıran Şükrü Saraçoğlu 1934’den 1950’ye kadar tam 16 yıl Fenerbahçe’nin başkanlığını yapacaktır.
Her Fenerbahçelinin ve her Türk’ün gurur duyması ve adını sonsuza kadar yaşatması gereken Türkiye Cumhuriyeti’nin “kira evinde” vefat eden ilk ve tek başbakanının öyküsünü anlatmaya yarın devam edeceğim.
(Devam Edecek)
Yorumlar
Kalan Karakter: