Aslında bambaşka bir konuyu yazacaktım, dünden karar vermiştim. Bütün gece ve sabah öğleye kadar da aklımda o konu vardı. İhracat rekoru…
Rekoru bizzat Sayın Recep Tayyip Erdoğan açıkladı “2022 ihracatımız geçen yıla göre yüzde 12.9 oranında artışla 254.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu rakam cumhuriyet tarihimizin rekorudur” diyerek.
Sevimdim hem de çok sevindim. Kendisini bu millete mensup hisseden hangi Türk sevinmez ki ben sevinmeyeyim. Elbet sevinecektim ve de sevindim.
Ama ihracat rakamlarının konuşulduğu yerde bir de ithalat rakamını konuşmak gerekmez miydi? Elbet gerekirdi ama niyeyse konuşulmamıştı ya da ben duymamıştım. Baktım. İthalat ta rekor kırmıştı hem de ne rekor, tam 100,2 milyar dolar fazlasıyla 364,4 milyar dolarla.
İşin daha da ilginci ya da hazin olanı ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 12,9 artarken ithalatımız yüzde 34,3 artmış. İki katından fazla, neredeyse üç katına yakın bir artış.
Ya da bir başka ifadeyle tamı tamına 100,2 milyar dolar dış ticaret açığı. “Sevinsem mi üzülsem mi” diye soruşum bundandır.
Bir de 2023 hedefi vardı mevcut hükümetimizin. İhracatımız Cumhuriyetin yüzüncü yılında 500 milyar, fert başına milli gelirimiz 25 bin dolara çıkacaktı ve Türkiye “dünyanın en büyük 10 ekonomisi” arasına girecekti.
Türkiye olarak çok uzun zamandan beri dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi idik. Hatta bir ara 16’ncılığa da yükselmiştik Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde. Sonra ne olduysa oldu geri gitmeler başladı; Cumhuriyet’in Yüzüncü Yılına 22’nci sırada giriyoruz.
Hadi, bir daha sorayım: Sevinmeli miyim, üzülmeli miyim?
Bir konu daha var yazacağım, bugün yazamaya karar verdiğim. Televizyonlara bakmamıştım daha doğrusu bakma fırsatım olmamıştı, kardeşim aradı, müjdeyi o verdi: Emekli maaşlarına yapılan zam yüzde 25’ten yüzde 30’a çıkarılmış.
Yüzde 25’i dün Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan “Sözleşmeliye Kadro Şöleni” programında açıklamıştı.
İlave yüzde 5’i ise Partisi’nin TBMM Grup Toplantısında açıklamış.
Akşamdan sabaha yüzde beş ilave. Bir emekli olarak nasıl sevinmem ki? Bir kere başlamayı görsün “el kesesinden” ya da “devlet hazinesinden” ağalık. Bakarsınız yarın yüzde 10’luk bir zam daha gelir!
Bir emekli olarak sevinmem gereken bu açıklamaya bir vatandaş olarak ne yazık ki sevinemedim.
Ya dünkü hesaplama yanlıştı ya da bugünkü yanlış!
Devlet hesabı bir kere yapar ve doğru yapar, bir daha da zamanı gelmeden değiştirmez.
Seçim yılı sen nelere kadirmişsin, bilemedik. Bir şeyi daha bilemedik sanırım, seçimde bir oyun bile ne kadar önemli olduğunu.
Sahi siz söyleyin sevineyim mi üzüleyim mi?
Ya da siz neler hissetiniz; sevindiniz mi yoksa üzüldünüz mü?
Yorumlar
Kalan Karakter: