Hangisi önemli, sistem mi aday mı?
Elbet sistem önemli. İnsanlar sistemin unsuru, önce sisteme yani demokrasiye inanmak ve sonuna kadar savunmak, çağdaş insana düşen ve yakışan da budur.
Ne yazık ki Türkiye uzun zamandır sistem yerine adayı tartışıyor.
İnsanı yasalara uymaya çağırmak yerine yasaları insana uyduruyor. “Türkiye’ye özgü başkanlık sistemine” geçiş sürecimiz böyle bir gerekçeyle gündeme gelmiş ve hayata geçirilmişti.
Beşinci yılına giriyoruz bu sistemin ve bunu hala tartışmıyoruz. Asıl önemli olan bu konunun yerine biz cumhurbaşkanı adaylarını tartışıyoruz.
Birisinin çevresini ve servetini diğerinin ise mezhebini sürüyoruz öne. Eleştirimiz bu iki kavramla sınırlı.
Sistemin üzerinde hiç durmuyoruz. Önceliğimiz yasamanın ve yargının kudret sahibinin iradesine bağımlı kılındığı bir sistemde insanların kimliğini tartışmak mı olmalı?
“Güç yozlaştırır mutlak güç mutlaka yozlaştırır” sözünü unutmamak gerekir.
Hal böyle iken “bir lidere sadakatin iman gereği” olduğunu söyleyen insanlar aramızda dolaşıyor.
Benim tercihim çok net: Önce sistemi tartışmak ve demokrasiyi öncelemek.
Sonra da adayların mezhebini, etnik kökenini irdelemek yerine liyakat ve birikimini, ahlakını masaya yatırmak. Doğrusu ve mutlaka öncelikli olan bu.
Kaybolan zaman bizim zamanımız, harcanan para bizim paramız ve söz konusu olan bizim geleceğimiz. Oğlumuzun kızımızın, kadınımızın erkeğimizin geleceği. Torunlarımızın geleceği.
Onu karartmaya hiçbirimizin hakkı yoktur.
Yorumlar
Kalan Karakter: