Cumhuriyet’in “kira evinde ölen ilk ve tek başbakanı” nitelemesiyle bırakmıştım dünkü yazıyı.
Evet; bir insan düşünün ki devrinin en iyi eğitimini almış, bakanlıklar yapmış, başbakanlık yapmış, meclis başkanlığı yapmış ve “kira evinde” hayata gözlerini yummuş olsun.
Üstelikte hanımı da bir paşa torunu. Osmanlı Maliye Nazırı Ahmet Zühtü Paşa’nın oğlu Ahmet Zahit Bey’in kızı Saadet Hanım. Kızıltoprak’ta 41 odalı bir konakta doğmuş. Çamlıca Kız Lisesi mezunu kültürlü bir hanımefendi.
Ve o insan bir “kira evinde” hayata gözlerini yumuyor. Yeni kuşaklara ama özellikle de “ben Fenerbahçeliyim” diyen herkese örnek olması gereken bir Başkan…
Kira evinden kalkıp dolmuşla Fenerbahçe maçına giden ve “Beni sevmeyenler, icraatlarımı beğenmeyenler aleyhimde yazılar yazdılar ve konuştular. Ama hiç kimse bana hırsız diyemez” diyen bir başkan…
Rıfat Perahya’nın, Kulübe kazandırdığı stattan adının silinmesini istediği Fenerbahçeli Şükrü Saraçoğlu işte bu insan…
Bir olay daha var pek bilinmeyen ama mutlaka bilinmesi gereken. Bilinmeli ki Şükrü Saraçoğlu adı bir daha asla ve kata silinmeye kalkışılmaya ve Fenerbahçelilerin hafızasında ebediyen yaşaya:
1934 Şubat’ında Taksim Stadında deplâsmanda Galatasaray’la karşılaşmaktadır Fenerbahçe. Maçın havası çok gergindir, tekmeler birbirini kovalar ve sonunda futbolcular birbirine girer, maç yarıda kalır.
İstanbul Bölgesi Futbol Komitesi Fenerbahçeli ve Galatasaraylı 17 futbolcuya iki ayla ebedi boykot arasında değişen cezalar verir. İtirazları itirazlar takip eder ve konu Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’na intikal eder.
Sonunda Fenerbahçe’nin iki yöneticisine Hayri Celal(Atamer) ve Cafer(Çağatay) Bey’e ömür boyu boykot cezası verilir. İş bununla da kalmaz, aynı zamanda Doğu Beyazıt Milletvekili de olan Genel Merkez 2. Başkanı Halit(Bayrak) Bey bir de tehdit dolu açıklama yapar:
“Fenerbahçe Kulübü’nü kapatır, stadı da elinizden alırız.”
Şükrü Saraçoğlu bu haber gazetelerde çıktığında Ankara’da Adalet Bakanlığı koltuğunda oturmaktadır. Haberi okur okumaz özel kalem müdürüne talimatını verir:
“Yöneticilerle konuşun. Yarın saat 2’de Meclis kulisinde olacağım. Bir de aynı saatte mebus Halit Bey’i de çağırın.”
Halit Bey’in yanında Fenerbahçe yöneticilerine “Hemen İstanbul’daki evime uğrayınız. Size imzalı büyük boy bir resmimi verecekler. Derhal bir olağanüstü kongre düzenleyip beni başkanlığa getiriniz.”
Ve son sözünü söyler alabildiğine yüksek bir sesle:
“Fenerbahçe’yi kimse kapatamaz.”
Fenerbahçe olağanüstü kongresi 16 Mart 1934’de toplandı ve Şükrü Saraçoğlu oy birliği ile başkanlığa getirildi.
Kongrede üç kişilik yönetim kurulu yedi kişiye çıkartıldı. Ömür boyu boykotlu iki yönetici Hayri Celal ve Cafer Beyler de yönetim kuruluna seçildiler.
Bu arada unutmadan söyleyelim, daha önce Fenerbahçe Kulübüne 25 yıllığına kiralanan stadın tapusu da 27 Mayıs 1933’de Kulübe verilmişti.
Kulübe başkanlık yaptığı 16 yılda 21 kupa kazandıran Şükrü Saraçoğlu. Hala hiçbir başkan yetişebilmiş değil bu şerefe. En yakın takipçisi 19 kupayla Faruk Ilgaz. Aziz Yıldırım’la 13, Ali Şen’le de 7 kupayı havaya kaldırma mutluluğuna erişmiş Fenerbahçe taraftarı.
Bu arada Aziz Yıldırım’a bir teşekkür borcu var taraftarın. O stada o adı veren başkan Aziz Yıldırım’dır. Bari ona saygılı olsun dernek başkanı ve mensupları...
O stadı Kulübe kazandıran o büyük insanın adını o stada çok gören zihniyet nasıl bir zihniyettir sormak gerekmez mi? Ya da senin Atatürk maskesini takınarak yaptığın o teklif hangi hesaba dayanmaktadır?
Onu da yazacağız elbet. Hele yarın olsun.(Devam Edecek.)
Yorumlar
Kalan Karakter: