“Turpun büyüğü heybede” demiş ve sona saklamıştım yazmayı.
“Heybedeki turpun büyüğü” Samsun-Sivas Demiryolu Hattı Yenileme Projesi. 258 milyon avroya mal olacaktı ve bunun 230 milyon avrosu AB tarafından hibe olarak karşılanacaktı. Şimdilik maliyeti 329 milyon 600 bin avroya çıktı. Daha da artacağı kesin; akıl almayacak miktarlara ulaşırsa hiç şaşırmamak gerek.
Cumhuriyet’in “Samsun-Çarşamba” hattı projesini saymazsak ilk yerli ve milli demiryoludur Samsun-Sivas(Kalın) Demiryolu.
1924’te başladı 1931’de açıldı. Hem de o günün kazma kürek teknolojisi ve kol gücüyle. İki yılda biteceği söylenen yenileştirme ve dolaysıyla iyileştirme çalışmaları ise 15 Eylül 2015’te başladı elan bitmiş değil. Ama 27 Nisan 2023’te Sivas’ta Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın katıldığı bir törenler yolcu taşımasına başlandı.
Sivas’tan 08.40’ta yola çıkan Anadolu isimli yolcu treni 7 saat 3 dakika sonra 16.43’te Samsun’a ulaştı. Hâlbuki yolculuğun 8 saat 55 dakikadan 5 saat 45 dakikaya düşeceği açıklanmıştı. Diğerleri gibi bu hesap ta tutmadı!
Devlet Demiryolları Hemzemin Geçit Yönetmeliğinin göz göre göre çiğnendiği bu uygulamanın bu ülkeye maliyeti her geçen gün daha da artacak ve kim bilir nerelere ulaşacak.
Avrupa Birliği’nin en büyük dış destekli projesiydi Samsun-Sivas(Kalın) Demiryolu İyileştirme Projesi. Samsun Limanı’ndan başlayacak, tarihi güzergâhı izleyerek Sivas’a ulaşacaktı.
Devlet Demiryolları Hemzemin Geçit Yönetmeliği’nin 9. Maddesi “günlük araç momenti 30 binin üzerinde olan kavşaklarda hemzemin geçit yapılamaz. Ya alt ya da üst geçit yapılması gerektiğini” belirtir.
Yenileştirmenin yapıldığı günlerde Samsun-Ordu Karayolunda günlük araç momenti 70 bini aşkındı. Mutlaka alt ya da üst geçit yapılması gerekiyordu. Mert Irmağı alt geçit imkânı vermiyordu. Geriye üst geçit yapılması kalmıştı ama ona da görünmez güçler izin vermedi.
İzin vermeyen güç hiç te yabancı değil bu kente ve bu ülkeye. Bir büyük alışveriş merkezinin önünü kapatmaya kimse razı olmazdı. Fakat kenti yönetenlerin sorumluluğu bunu göze almayı ya da istifa etmeyi gerektirirdi. Ama ne bunu göze aldılar ne de istifa ettiler, kenti ve ülkeyi de bir çıkmazla karşı karşıya bıraktılar.
Üstelik te Devlet Demiryolları yetkilileri bu yönetmelik maddesini Samsun Büyükşehir Belediyesi yetkililerine söylemelerine rağmen.
Bu arada Avrupa Birliği’nin hibe olarak vermeyi vaat ettiği 230 milyon avronun önemli bir kısmını yani 72 milyon avrosunu “sözleşme zamanlamasına uyulmadığı” gerekçesiyle vermediğini belirtelim ki bu yenileme projesinin ülkeye maliyeti biraz daha net anlaşılsın.
Projenin en büyük ortağı olan Avrupa Birliği’nin Türkiye’deki büyükelçileri 1 Kasım 2022’de Samsun’a geldiler ve Kavak-Samsun arasını bu trenle kısa bir yolculuk yaptılar.
Sonrasında bir açıklama yapan AB Türkiye delegasyonu başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer Landrut günde 21 olan tren sefer sayısının 54’e çıkarılacağını müjdeliyordu.
54 sefer demek Samsun-Ordu karayolunun günde en az 5 saat kapanması yani kent ulaşımının ölümü demekti. Ya da tren seferlerinin yapılamayacağının gizli ve hazin bir itirafıydı.
Ağayla kâhyanın hikâyesinden yola çıkarak soralım soruyu: Bir işe yaramayacaktıysa niye karıştırdık biz bu haltı? (SON)
Yorumlar
Kalan Karakter: