Hani gençleri çok sevip, yabancı oyuncuları hiç sevmeyen bir antrenöre sahibiz ya!
İşte ondan diyorum…
Benimkisi sadece acizane bir öneri, tavsiye…
Yaptırım hükmünde değil…
Ben olsaydım, kupa maçında sahaya çıkacak ekibin tamamını yerli oyunculardan oluşturur, bir tane yabancı oyuncuya forma giydirmezdim.
Tıpkı Altınordu takımının yıllardır yaptığı gibi…
Hatta daha da ileri gidip, hafta sonu Boluspor ile oynanacak lig maçına da aynı kadroyu sürerdim.
Hoca böyle bir hamle yapsa, sonuç ne olursa olsun camia surat asmaz.
Cesaretinden ötürü de tebrik alırdı.
Dediğim gibi ben olsaydım, olmadığıma göre mesele yok konu kapanmıştır.
***
Oldum olası bu Türkiye Kupası maçlarını haz etmem.
Zira statüsü adalet üzerine inşa edilmemektedir.
Kedinin fare ile eğlenmesi ilkesini benimser.
Eşleşmeler de Süper Lig’in ağababaları ilk 4-5 tur maç yaptırılmaz, elenen elenir, eleğin üstünde kalanlar ise seri başı kazığını yerler.
Siz hiç Süper Lig takımlarının seçkin isimleri haricinde bırakın finali, yarı finale hatta çeyrek finale yükselmiş 1, 2, 3. Lig takımı gördünüz mü?
TFF, yayıncı kuruluş ve isim sponsorundan oluşan üçlü sac ayağı bu düzenin değişmesini asla istemez.
Para, para, para…
Sen nelere kadirsin…
Alttaki takımlara angarya gelen bu turnuva da erken elenen kendini şanslı sayar.
***
Samsunspor hayatında ilk kez Muşspor ile resmi bir müsabakada karşı karşıya geldi.
Gerçi özel maçta da karşılıklı oynamadılar ya…
3. Lig 3. Grup’ta zirve mücadelesi veren Muşspor karşısında kağıt üzerinde favori olan taraftı Samsunspor…
Turu geçer gözüyle bakıyorduk.
Öyle de oldu.
Ahmet Sağat bizlere üç gollü bir resital sundu, sanırım birileri bu çocuğu oyunun son iki dakikalarında oynattığı için utanıp kızarmıştır.
Hala Novicovas’dan medet umanlar var. Gördünüz işte sefil halini…
Devre arasını beklemeden başta bal yapmayan yabancı arılarla yolları ayırmalı.
Yunus Emre başta olmak üzere genç yerlilere inanarak güvenerek yola devam etmeli.
Yorumlar
Kalan Karakter: