Tarihin en verimli kadrosuna sahip A Milli Kadın Voleybol takımımız son iki yıldır zirveden uzak, yarı final bile göremeyip, kendinden kat be kat aşağı kaliteye sahip takımların gerisinden kalıyor.
O kadro ki bizi tüm randevularımızı tehir ettirip televizyon başına kitledi.
O kadro ki vurulan her smaçta, alınan her sayıda koltuklarımızdan havalara fırlattı.
Türk kadınının imkan verildiğinde neler yapabileceğini cümle aleme gösterdi.
Para ile yapamayacağınız tanıtımı bunlar yaptı. Mottomuz, "Biz voleybol ülkesiyiz" yazdırdılar.
Futbol ve basketboldan sonra gelen bu branşı çok sevdirdiler, ikinci sıraya yükselttiler.
Gerek lig gerekse de milli maçlardaki oyuncu kadroları herkes tarafından ezberlenir oldu.
Bu gururu ülkeye bu çocuklar yaşattı.
Ama son iki yıldır, uluslar liginde beklenen sonuçlardan açık ara uzaklar. Oysa şampiyon kadroda eksilme yok, artıları var.
O halde biz neden zirvelerde yer alamadık?
Bunun çeşitli etkenleri var elbet.
Pinti, cimri federasyon 2 metrelik çocukları dar koltuklu uçaklarda saatler süren yolculuklara mahkum etti.
Söylemlere ve eleştirilere, bu ufku dar yöneticiler kulak bile asmadılar.
Antrenörün bitmek tükenmek bilmeyen egosu, inadı, tuz biber oldu.
Gözlerini bağlasalar bile yenebilecekleri takımlara grup aşama maçlarında akıl almaz bir şekilde kaybettiler.
Neymiş efendim, yeniler tecrübe kazansınmış. Böyle bir düşünce bu denli önemli bir şampiyonada uygulanamaz.
Tam tersi oyuncuyu kaybedersiniz.
Yarı final yükselme maçında Japonya'ya karşı kaybedilen maçın faturası hocaya kesilir.
Telafisi olmayan bir maçta kadro ile çocuk oyuncağı gibi oynamak nasıl bir akıl tutulmasıdır?
İnanmak zor.
Hoca ve teknik ekip takımı sabote etmiştir. Belki ağır bir itham gibi gelebilir sizlere ama üzülerek bunu söylemek isterim.
Karar setinin en kritik anında bloktan seken topun Japonya'ya verilmesine itiraz edilmedi.
Neden?
Hocanın ve ekibinin ellerinde tabletler var. Maçı oradan takip etmeleri gerekiyor. Belli ki o sırada kimisi whatsapptan görüşme yapıyordu, ya da film izliyordu.
Sahi ne yapıyorlardı?
İşleri buydu oysa. Neden hocayı hemen uyarmadılar?
Set o ters karar sonrası adeta kırıldı, Japonlar yol aldı, biz durduk ve maçı, umutları, hayalleri kaybettik. Daha doğrusu kaybettirildik. Tecrübeli isimleri kenarda tuttular, deneyimsizleri sahaya sürdüler.
Hoca adeta ipini kendisi çekti. A Milli Takımı teslim etmekte inat ettiğimiz Ferhat hoca Japonya’sını yarı finale yükseltti.
Adam adeta, "Siz İtalyan seviciliğinize devam edin" diyerek kıs kıs gülüp el salladı.
Bu adamın başında daha akıllı tecrübeli bir genel menajer yok. Olsa bu hatalara göz yummazdı.
Federasyon yönetimi radikal kararlar almalı, hocayla devam edecekse ekolarından, kaprislerinden, saçma sapan kararlarından uzaklaşması tembih edilmeli. Ya da yollar acilen teşekkür edilip, ayrılmalı.
Zira bu takımın bozuk para gibi harcanmasına kimsenin gönlü razı gelmiyor.
Bu yenilgi İtalyan'a yazar
Yayınlanma :
29.07.2025 08:31
Güncelleme
: 29.07.2025 08:31
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: