Samsunspor taraftarlarının Trabzon deplasmanına giderken yaşadıkları ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan vahim olaya üzülmemek elde değil.
Evet, ülke olarak çok gerginiz. Hayat şartları ve çeşitli nedenler bizleri huzur ortamından hızlı bir şekilde uzaklaştırdı.
Kimsenin kimseye tahammülü kalmadı.
En ufak bir temasta bile ayranımız kabarıyor, öfkemiz artıyor, adeta dalmaya bahane arıyoruz.
Konuşmak, tatlı dille sohbet etmek, söylenenleri anlamak, algılamak diye bir davranış gösteremiyoruz.
Fikirlere saygımız kalmadı.
Benim gibi düşünmüyorsan cezanı ben veririm algısı çok yüksek.
Ahlak erozyonuna uğramış, bir nesil türetip ortaya koyduk!
Üzüm çekirdeğini bile doldurmayacak mevzuları büyütüp kavgaya, şiddete maruz bıraktık.
Sakince konuşup anlaşamıyoruz.
Alttan almanın onur kırıcı, acizlik olduğunu düşünüyoruz. Oysa hiç de öyle değil.
Empati yapmayı beceremiyoruz. Bu kelimenin anlamını bile bilmiyoruz ki nasıl davranalım?
Alt tarafı bir tas çorba içilecekti, birkaç lokma yenecek, açlık giderilecekti.
Yol yorgunluğu kısa süre de olsa üzerlerinden atılacak, tekrar araçlara binilip bir futbol maçı izlemek, sevdiği takımı deplasmanda yalnız bırakmamak, onu desteklemek için devam edilecekti.
Becerilemedi.
Belki de o lokantanın girişinde şöyle tabelalar yazıyordu;
“Müşteri velinimetimizdir.”
“Hoş geldiniz.”
“Afiyet olsun.”
Hoş gelemediler, sıkılan mermiler afiyet vermedi, müşterileriniz sizin veli nimetiniz değil, hedef tahtanız oldu.
Sakin akılla düşündüğünüz de ne kadar korkunç bir şeyin içine girip, telafisi olmayan bir davranış gösterdiğinizi anlamışsınızdır ama iş işten çoktan geçmiştir.
Sıktığınız tetikten çıkan kurşun hiçbir zaman yerine dönüş yapamıyor.
Son pişmanlık asla fayda etmiyor.
Bir cana kıyıldı.
Kim haklı, kim haksız?
Tartışmasına bile girmek istemem.
Dünyada hiçbir şey, insan canından kıymetli değil.
Ateş düştüğü yeri yakıyor elbet.
Isısı bize de tesir ediyor.
Yaşamdan kopartılan Ümit Çapkın’a rahmet, yaralılara şifa, kederli ailelerine de sabırlar ve baş sağlığı diliyorum.
Yorumlar
Kalan Karakter: