Dört yılda bir organize edilen, ruhumuzun ve gözlerimizin pasını silen Dünya Kupası’nda sona doğru geliniyor. Grup elemeleri, ilk ikiler, son onaltılar derken çeyrek finalistler de belli oldu, var olan heyecan daha da arttı.
Son kez 32 takımın katılımıyla Katar’da gerçekleştirilen turnuva dört yıl sonra Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’da ortaklaşa organize edilecek.
Katılım sayısı da bir hayli artırılarak 48 ülkeye çıkarıldı. 22 kez düzenlenen kupaya ülkemizin 1954 ve 2002 yıllarında sadece iki kez katılması bir hayli düşündürücü ve üzüntü verici bir durum. Umarız ve de dileriz ki önümüzdeki turnuvada yer alacak 48 takımın içerisinde Türkiye’nin de adı geçer.
Bu futbol aklıyla, bu çarpık yönetim şekliyle bu mümkün müdür? Şahsi fikrimi belirteyim ki hiç de umutlu değilim. Memlekette yerli futbolcuların takımlarında oynamasını engelle, sahayı yabancılarla doldur, sonra da uluslararası başarı bekle…
Ne yazık ki yabancı ülkelerde ki yerliler olmasa milli takım çıkaracak gücümüz yok!
Katar’da eleğin altında kalanlar, güzel hatıralar bırakarak ülkelerine dönüler. İran, Arabistan, Japonya ve Afrika’nın siyah incileri, TV başında bizleri bir hayli heyecanlandıran sonuçlara imza attılar.
Oyunları ve aldıkları sonuçlarla Kanada, Katar, Avustralya, Polonya, Sırbistan gibi takımlar kupaya sadece katılım sağladılar o kadar. Akıllarda kalacak enstrümanları ortaya koyamadılar.
Son dakikaya kadar kimin gruptan çıkacağının belli olamadığı maçları ilgiyle takip ettik. Puan eşitliği, atılan gol, yenen gol toplaması, çıkarması, hatta hatta ilk kez uygulamaya konan sarı ve kırmızı kart sayılarının hesaplanması bile gündeme geldi. Kısacası hesap makinesine bir hayli iş düştü.

Kupaların favori isimlerinin yaşattıkları sükut-u hayal durumları da hafızalarda yer buldu. Almanya, Belçika ve İspanya bavullarını erken toplayıp arkalarına bakmadan evlerine dönmek zorunda kaldılar.
Şüphesiz Katar’a gidemeyip, maçları TV’den izleyenler için en keyifli anlar, sahada oynanan futboldan çok, tribünlerdeki renkli görüntülerdi. İnsanoğlunun yaratıcılık yeteneğinin ortaya koyduğu podyuma dönmüştü statlar…
Büyük bir keyifle izledik…
Son sekize Avrupa’dan 5, Güney Amerika’dan 2, Afrika kıtasından 1 takım kaldı.
Bugünden itibaren yeni heyecanlara sahne olacak favorisi olmayan maçlar izleyeceğiz. Hollanda-Arjantin, Hırvatistan-Brezilya, İngiltere-Fransa ve Fas-Portekiz karşılaşmaları futbolseverlerin yine nefeslerini kesecek.
İtalyan heykeltıraş Silvio Gazzaniga'nın, 36,5 cm yüksekliğinde 6,175 kg ağırlığında olan ve 18 ayar altından yapılan kupayı, Arjantin kaptanı Lionel Andrés Messi Cuccittini mi, Portekiz kaptanı Cristiano Ronaldo dos Santos Aveiro mu, Hollanda kaptanı Virgil van Dijk mi, Fas kaptanı Roman Saiss mi, Fransa kaptanı Hugo Lloris mi, İngiltere kaptanı Harry Kane mi, Brezilya kaptanı Neymar da Silva Santos Júnior mu, Hırvatistan kaptanı Luka Modrić mi havaya kaldıracak?
Hak eden kazansın, sonunda da, kupayı alıp evine dönsün…
Yorumlar
Kalan Karakter: