Yakın geçmişi irdelediğimizde Samsunspor’un Türkiye Kupası maçlarında başarısız sonuçlar aldığını görürüz…
Maçın öncesi, ya da sonrası yapılan teknik adam açıklamalarında adeta “ kupa bizim neyimize” manasının çıktığı söylemler bulunur…
Kısacası her teknik adam bu maçları angarya görüp, lige odaklanmanın zorunlu olduğu fikrini taraftarlara aşılamak ister….
Elenmenin verdiği üzüntünün ağırlığını hafif gösterirler…
Zaten kupayı alt liglerden bir takımın kazanması söz konusu bile değildir. ( Tarihte bir kez olmuştur. On da daAnkaragücü, şimdinin birinci liginde oynarken kazanmıştır )…
TFF’nin eşleştirme sistemi kasıtlı olarak yayıncı kuruluş ve isim sponsorunun ali- menfaatleri doğrultusunda gerçekleştirildiğinden, her daim kazanan aşağı yukarı bellidir...
Kısacası ağzınızla değil kuş, timsah tutsanız nafiledir…
Lig ve kupayı bir arada götürmek geniş kadroya sahip takımların işi…
Lig maçlarında forma giyemeyenler için kupa maçları büyük şanstır…
Ancak kupa Samsunspor açısından özellikle bu sezon bir külfet olarak görülmeyebilirdi…
Çünkü kadro genişliği buna izin verebilmekteydi…
Nitekim Muğlaspor karşısında sahaya çıkan on bir bu fikrin açık bir göstergesidir…
Son maçlarda ki isimlerden hiç biri yoktu…
Yer aldığı ligde 7 maç sonra kazanarak siftah yapan Muğlaspor için de benzer durum söz konusuydu.
Maçın hemen başında maçı koparacak pozisyonlar bulan Ahmet Han’ın, “ Ben iki kez girdim beceremedim, al sen at” dercesine verdiği pasla buluşan Enes’in plasesiyle golü bulup öne geçti Samsunspor…
İki dakika sonra konuk ekip beraberliği sağlarken rakibini rahatsız etmeyip müdahil olmayan Yameogo Atakum Sahilinde gezer gibiydi…
Ardından gelen ikinci gol ayakta alkışlanacak cinstendi…
Topa sahip olma oranı açık ara Samsunspor lehine olmasına rağmen geliştirilen her atak da savunma duvarına toslanınca beraberlik golüne ulaşılamadan devre sona erdi…
İkinci yarı da adeta tek kale oynayan Samsunspor’dan goller beklerken bir sarhoş top üçüncü Muğlaspor golü olarak filelere gitti…
Kalan sürede oyuna girenlerin de katkı sağlamadığını, ne bir baskı, ne de pozisyon üretilemediğini gördük…
Geriye düşmeyi kabul etmeyen, isyan edip, tepki koyan bir oyun anlayışını göremedik…
Tur kanat takıp uçup gitti elden…
Yukarıda da belirttiğim gibi tarih yine tekerrür etti…
Yine erken veda edildi Türkiye Kupası’na…
Yameogo, Gyasi, Plumain hangisini eleştireyim ?
Üçü bir arada verimsiz tarla…
Kim araştırmış, bulmuş, ikna edip Samsunspor’a kazandırmışsa tebrik ediyorum…
Bizde ki Squat ekibinin sevmediğim kulüplerde de olması en büyük dileğimdir…
Darılmaca küsmece yok, üzülerek belirtiyorum, üçünün de zirveye oynayan, büyük düşünen bir takımın yedek parçası olması söz konusu olamaz…
Benim gibi düşünenlerin sayısının bir hayli olduğunu söyleyebilirim…
“ Zamanla olur” “diyenlere yanıtım basit, “ Üç aydır Samsunspordalar, neyin zamanı ?”
Şahsen ben bu üçlüyü değil Samsunspor’da, hiç ısrar etmeyin düğünümde bile oynatmam…
Yorumlar
Kalan Karakter: