Tam tamına altı kez olimpiyat madalyasını boynuna takma başarısını göstermiş dünyanın gelmiş geçmiş en iyi kısa mesafe koşucusudur kendileri. Üç farklı yarışta üç dünya rekoru kıran sprinterin unvanları saymakla bitirilemez.
Yıldırım Bolt lakaplı Jamaikalı atlet koşmayı bıraktıktan sonra futbola merak sardı. Önce Almanya'da Borussia Dortmund, Güney Afrika'da Mamelodi Sundowns ve Norveç'te Stromsgodset ile antrenmanlara çıkmış, sonra da Central Coast Mariners takımından kısa süre oynadı.
Pistlerdeki hızının karşılığını yeşil çimlerde alamadığını anlayınca, emekliliğe dönüş yapmak zorunda kaldı. Kısacası futbol çok hızlı koşanların becerebileceği bir spor dalı değil.
Bireysellikten takım oyununa dönüyorsun. Futbol aklı denen şeyi beyninde hissetmen gerek. Takımdaşlığı saha içerisinde yaşaman, yaşatman gerek. Kısacası aklını kullanman gerek.
Bir futbolcuyu sırf hızlı koşuyor diye beğenemezsiniz.
Evet koşacak, koşarken de top sürmeyi bilecek.
Birebirlerde ya da ikili sıkıştırmada rakibi geçmesini bilecek, kaleciyle karşı karşıya kaldığında ise 7 metre 32 santimlik kalenin herhangi bir tarafına topu gönderecek yetenekte olacak.
Bütün bunları yapabiliyorsanız, cebiniz fazla fazla para ile dolacak, kariyeriniz zirve yapacak. Hem siz mutlu olacaksınız, hem de formasını giydiğiniz takım…
Şimdi gözünüzü kapatın ve anlattığım futbolcu profilini Samsunspor takımında hayal edin.
Ondan sonra zıkkım olası sosyal medya platformlarında klavye delikanlılığı yapın.
Attıkları kaçırdıklarını affettirmeyenleri kora kor, cahilce savunmayın.
Bilmem anlatabildim mi?
SÖMÜRGECİLERE İSYAN
Katar’daki Dünya Kupası’nda sona yaklaşılıyor.
Uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek bir turnuvaya şahit oluyoruz. Bazılarına üzülsek de pek çoğuna sevinebildiğimiz sonuçlar ortaya çıkıyor.
Futbol ciddi bir iştir. Son maçına kadar sahada şov yapan, hatta hatta fazla şımarıklar diye eleştirilen sambacılara Hırvatlar çok ağır bir tokat attı!
Ya Fas’a ne demeli?
Arap bir hoca oynattığı futbol ile adeta devrim yaptı. Yendikleri maçların şans olmadığını ispat ettiler.
İspanya ve Portekiz gibi kendilerini yıllarca sömüren ülkelere futbol ile yanıt verdiler.
Sıra Fransa’ya geldi…
Pek çok kez gittiğim Morocco’da, halka okullarda yabanı dil olarak sadece Fransızca öğretilir. Ülkede Almanca, İngilizce bilen bulamazsınız. Sömürgeci yaklaşım buna izin vermez.
Gönlümden geçiyor ve arzuluyorum.
Bir Fransız sömürgesi olan Fas, rakibini eleyerek adını finale yazdırsın…
Özgürlük devrimi futbol ile başlasın, devamı da gelsin…
Yorumlar
Kalan Karakter: