İç sahada kaybedilen iki puanla gönülleri kıran Samsunspor’un zorlu Bodrum deplasmanından galibiyetle dönüp kendisini affettirmesini beklemekten başka ne düşünüle bilinirdi ki?
Ama sahada sergilenen futbol bu hedeften çok uzaktı.
Ortalama her maçta beş-altı, hatta daha fazla pozisyon üreten bir takım koca doksan dakikada akıllarda kalacak tek bir gol hamlesinde bulunamadı.
Ne garip başarıdır ki rakibini de kendine benzetti. İyi bir savunma yaparak kalesini korumasını bildi. Soner’in ceza alanı içerisinde düşürülmesini penaltı olarak yorumlasak da hakemin VAR denen lüzumsuzlar odasına gitmemesi de ayrı bir handikap…
Böylesine önemli bir maça, acemiden de öte, yeteneksiz, artist birinin atanması TFF Merkez Hakem Komitesi’nin kocaman ayıbıdır.
Metin Türkmen denen kişinin geçmişinde halı sahada bile futbol oynamadığına kalıbımı basarım!
Ya VAR’dakilere ne demeli?
Anlayacağınız al birini vur diğerine…
Pozisyon devam ederken önüne düşen topa yumurta muamelesi yapan Danke’ye ne demeli?
Koca kalenin herhangi bir köşesine topu itelemesi gerekirken, sanki geri pası verircesine topu kalecinin üstüne atıverdi.
Olacak şey değil…
İdeal kadroyla maça başlayamamak da ayrı bir sorun teşkil etti. Eksiklerin çokluğu özellikle bu maçta açık sinyal verdi. Buna bir de orta alandaki oyuncuların vasatın altında kalan oyunları eklenince, son düdük sonrası alınan bir puana, ‘Yarabbi Şükür’ diyebildik!
Sakatlıktan sonra eski formuna ulaşamayan bir Celil’i izlerken kahrolduk. Cihan Kahraman yaptığı pas hatalarıyla saç baş yoldurdu. Ali Kaan derseniz o da arkadaşlarından farksızdı. Harris de beklentilere cevap verecek oyun sergiledi.
Orta alandaki komple verimsizliğe rağmen savunma bloğu yerinde hamlelerle rakip forvetlere göz açtırmadı.
Ev sahibi ekibin kaleci Szumski’nin son anda kornere çeldiği şutun dışında etkili bir atağı yoktu.
Aynı puana sahip iki takımın vasatın altında kalan futbolları en çokta güneşli bir Bodrum gününde maçı izlemeye gelen futbolseverleri üzdü.
Adeta altı puanlık hatta ikili averajı da üzerine ekleyin bir maçı kazanamıyorsanız kaybetmeyeceksin…
Zirve yarışındaki rakibinize karşı kaybetmemek de önemli.
Diğer maçlarda alınan sonuçlara bakıldığında, sahip olunan bu puanın daha da önemli olduğunu görebilmek mümkün. Sezonun son haftasına girilirken ikincilik basamağına kurulmak da moral depolayıcı bir durum…
Yorumlar
Kalan Karakter: