Sahaya sürebileceğin 11 kişin varsa eksik değilsindir.
Karakterleri, mesleklerine olan bağımlılıkları yüksek ise oynayamayanların yerine oynayanlar ellerinden gelenin fazlasını yapar, hiç şüphen olmasın.
Kağıt üzerinde favori gözüken Pendikspor, her biri kaliteli, as oyunculara sahip olmanın avantajını taşıyordu. Formsuz, moralsiz, eksik oyunculara sahip bir takıma karşı rahatlıkla kazanacaklarına fazla emin olduklarından az biraz da hafife almış bir oyun ortaya koydular…
Tempoyu ayarlayan, oyunun inisiyatifini elinde tutan taraf oldu Samsunspor…
Rakibinin oyun kurmasına, geniş alanlar bulmasına izin vermedi. Savunma üçlüsünün önündeki dörtlü zaman zaman da beşli set, rakibin değil ceza alanına girmesini, uzaktan seyretmesine bile izin vermedi.
Koşarsan, karşılığını ziyadesiyle alırsın…
Sahada forma şansı bulan 16 oyuncu “koşmasam, mücadele etmesem bir daha bu şansı bulamam” dercesine savaşını ortaya koydu.
Yoğun baskı karşısında yaşanan top kayıpları rakip kalede pozisyon olarak karşılık buldu. 30. saniyede Osman’ın yarım volesi direği sıyırarak dışarı çıktı. Devrenin ortalarında kaleye çok uzak mesafeden kullanılan serbest vuruşta top izleyenlerin şaşkın bakışları arasında kale direğinin içine çarpıp filelerle buluşunca rakip şoka girdi…
Genç Ali Ülgen iki haftadır bizleri mutlu eden, bir o kadar da şaşırtan gollere imza atıyor.
Helal olsun…
Adı lahana mıdır, Laura mıdır?
Sahada dolaşan bencil bir şahıs var.
Samsunspor’un kaderiyle oynayıp duruyor.
Boluspor maçında olduğu gibi, yakalanan ikiye bir pozisyonda yine topu Ahmet’e çıkarmadı.
Artık herkes iki şey düşünüyor…
Ya futbol aklı vücudunun üzerinde taşıdığı yuvarlağın içerisinde yok, ya da Ahmet ile arası yok.
İkisinden biri…
Böyle bir şey olabilir mi?
La gardaşım, bireysel spor yapmıyorsun, takım sporunun bir ferdisin.
Niye pas vermiyorsun, niye?
Bizi deli etmeye, mutsuz etmeye hakkın yok!
Aklını başına al!
Attığın gol de sana o mükemmel pası kim verdi?
Ahmet…
Hani iki maçtır gol atmasına izin vermediğin Ahmet…
Umarım, utanmışsındır, mahcup olmuşsundur.
Maçın ikinci yarısında oyuna dahil olanlarında katkısıyla oyun anlayışından taviz verilmeden rakibe göz açtırmayan bir futbol ortaya kondu.
Zaman zaman sertliğe dönüşen maçta yere yatmayan, saha içerisinde tedavi görmeyen oyuncu kalmadı. Sevgili doktorumuz Mehmet Özden ve yardımcısı çok yoğun mesai yaptı.
Haftanın sürpriz sonucuna imza kondu…
Rakibin isminden, cisminden etkilenmeyerek haklı bir galibiyete imza atıldı.
Sonuç tabi ki sevindirdi ancak daha fazla mutlu olduğumuz konu, ortaya konan oyun karakteriydi.
Tebrikler…
Yorumlar
Kalan Karakter: