Türkiye Kupası grup maçlarının ikincisinde İzmir’de Aliağa FK’ya konuk oldu Samsunspor…
Takımın çeyrek finale yükselmesi için bu maçtan üç puan devşirme zorunluluğu vardı.
Kalede Posiadela, yeni transfer Yalçın, Saikuba, Tahsin gibi taze yüzler vardı sahada.
Kimin zoruna gidip morali bozulmaz ki?
Maça başlıyorsun 45 saniyede iki kez santra yapmak zorunda kalıyorsun. Aliağa takımı maçın başlama vuruşunu yaptıktan saniyeler sonrası kalesinde golü görüp tekrar başlama vuruşu yaptı.
Bahtsızlık bu olsa gerek!
Celil’in orta sahada kaptığı topu savunmanın arkasına göndermesi ile gelişen atakta kalecinin ıskalamasıyla Marius topu boş kaleye gönderdi ve Samsunspor deplasmanda öne geçti.
15. dakikada ayağının tozuyla çıktığı maçta Yalçın kişisel becerisini ortaya koyup takımının ikinci golüne imza koydu.
Yenen gollerin şaşkınlığı sürerken 25. dakikada on kişi kalan ev sahibi ekip, yaptığı ilk atakta direğe takıldı, sonrasında da golü buldu.
Samsunspor’un bu gole cevapları çok kısa sürede ardı ardına geldi. Sahanın maestrosu Celil jeneriklik bir gole imza koydu. Tecrübeli ayak iki asist bir golle oynadı.
Ardından genç Tahsin benzer bir şıklıkla kırmızı beyazlı forma altında ilk golünü attı. Farkın açılması Aliağa takımının direncini azalttı, gardını düşürdü.
Soyunma odasına 4-1’lik bir skorla gidilmesi, takım üzerinde olumlu bir etki yarattı.
Reis hoca ikinci yarıya bir değişiklikle başladı.
Sarı kartı bulunan ve kırmızıya yakın oynayan Tahsin kenara alındı. 16 yaşındaki Deniz oyuna dahil edildi.
Embriba ve Diabete gibi iki genç yabancıyı da izleme şansı bulduk. Özellikle Embriba tekniği ve fiziği ile ilerisi için umut verdi diyebilirim.
50. dakikada Yalçın şık bir vuruşla kendisinin ikinci, takımının beşinci golünü kaydetti.
Ön alan baskısıyla gol kovalayan taraf Samsunspor’du.
Bu baskı rakibin atak yapmasını engelledi.
Tempo düştü, heyecan azaldı.
Sonlara doğru oyuna sonradan giren Polat Samsunspor adına, Malik’te Aliağa adına perdeyi kapatan gollere imza koydu.
Samsunspor İzmir’de kaza kırıma uğramadı.
Olası bir sürprize mahal verilmedi.
Kupa’da yoluna iki de iki yaparak devam etti. Çeyrek final kapısı bir hayli aralandı.
Yeni isimler hocalarının kendilerine verdiği şansı iyi kullandı.
Gelecek için ışık saçtılar.
Şüphesiz bu maçı renklendiren unsurlar toplamda atılan 8 gol olmakla beraber, maçı televizyondan anlatan sevgili kardeşim Emre Tilev oldu. Heyecanlı sesi, kutusundan gün yüzüne çıkmamış mis kokulu cümleleriyle başlangıçtan, son düdüğe kadar yüksek frekansta üst seviyede tutan bir sunum yaptı.
Futbolcuların ayaklarına, Emre’nin de ağzına sağlık.
Yorumlar
Kalan Karakter: