EKSİKLERİNİ bir türlü tamamlayamayan Samsunspor, İzmir'in güneşli havasında rakibi karşısında zorlanmadan bir maç oynadı.
Zeki'nin yerine Mendes.
Drongelen'in yerine Yunus Emre Çift.
Holse'nin yerine yeni transfer Yalçın.
Colibaly'nin yerine genç Sorju.
Emre Kılınç'ın yerine ise Tahsin sahadaydı.
Diyeceksiniz ki, eksikler arandı mı?
Hiçbir şey fark etmedi.
Maç 2-0 iken 10 kişi kalan Aliağa oyunu hiç çirkinleştirmeden sahanın içinde kalmaya devam edince maç farklı bir skorla nihayetlendi.
Böylelikle de 20. dakikaya gelinince oynanan oyun yazlık maça dönmüştü bile.
Ev sahibi genç bir kadroya sahip ve oyunu kurallarına göre oynamaya gayret eden,
Samsunspor ise topu ayağında tutma becerisi oyuncularla oyunu istediği şekle sokan takım görüntüsündeydi.
Oyunun daha 20 dakikada 2-0'a gelmesi bu oyun anlayışının tezahürü oldu.
Sonrasında Samsunspor'un bu maçtaki stoper ikilisinin bilinen zaaflarından Aliağa ilk golünü bulurken, orta sahanın dinamosu Celil, 'Çok heveslenmeyin' dercesine 30 metreden topu rakip filelere harika bir golle iteleyip skoru 3-1'e getirdi.
Sahada on kişi kalmış bir ekip gereksiz bu kadar açılınca oyunun kaderi de yazılmış oluyor.
Genç Tahsin'in, Celil'e nazire yaparcasına ceza sahası dışından attığı gol bu kadere ilk yarı itibari ile kesilmiş cezaydı.
Maçın geri kalan kısmı da oynanan bölümünün kopyasıydı.
Ama olması gereken on kişi kalmış rakibi karşısında Samsunspor'un ligde oynayacağı oyun kurgusunun çalışmasını yapmak olmalıydı.
Bu oldu mu, onu Thomas Reis'e sormak…
Atılan altı gole İzmir'de yaratılan bahar havasına değil, yenilen iki gole kafa yormak lazım..
Yorumlar
Kalan Karakter: