Dünyaya gözlerini yeni açmış bir çocuğun ilk öğrendiği şeylerden biri sevgidir. Bir annenin sıcak kucağında, bir babanın güven veren bakışında, bir dost elinin samimiyetinde tanır onu. Sevgi, insanın doğuştan sahip olduğu en büyük zenginliktir. Ne var ki büyüdükçe, hayatın karmaşası içinde bu eşsiz duygunun anlamını unutuyoruz. Belki de bugün yaşadığımız birçok toplumsal sorunun temelinde biraz da bu unutkanlık yatıyor.
Çocuklarımıza okuma yazmayı, matematiği, teknolojiyi öğretmek için büyük çaba harcıyoruz. Elbette bunlar önemli. Ancak hepsinden önce öğretilmesi gereken bir şey varsa, o da sevginin anlamıdır. Çünkü sevgiyi öğrenmeyen bir insanın bilgisi de eksik, başarısı da yarım kalacaktır.
Sevgi yalnızca bir kelime değildir. Sevgi; paylaşmaktır, anlamaktır, empati kurmaktır. Sevgi, karşındaki insanın acısını hissedebilmek, onun mutluluğuna sevinmektir. Bir ağacı korumak, bir hayvana zarar vermemek, yaşlı bir insanın elinden tutabilmektir. Sevgi hayatın her alanına yayılan görünmez ama güçlü bir bağdır.
Çocuklarımızın yüreklerinde sevgiyi büyütebilirsek, geleceğin daha güzel olacağına inanabiliriz. Çünkü sevgiyle büyüyen çocuklar kin yerine hoşgörüyü, öfke yerine merhameti tercih ederler. İnsanları renklerine, inançlarına, düşüncelerine göre ayırmazlar. Farklılıkları düşmanlık sebebi değil, hayatın zenginliği olarak görürler.
Bugün çevremize baktığımızda ise sevginin anlamını biraz yitirmiş gibiyiz. İnsan ilişkileri çıkar hesaplarına sıkışmış durumda. Dostluklar menfaatle ölçülüyor, yardımlaşma yerini rekabete bırakıyor. İnsanlar birbirlerini anlamaya çalışmak yerine yargılamayı tercih ediyor. Oysa sevgi, kullanıldıkça büyüyen tek hazinedir. Çıkar için kullanılan şey sevgi değil, sadece onun taklididir.
Belki de bu yüzden insanlar kalabalıklar içinde yalnız hissediyor kendilerini. Çünkü sevgi, gösterişle değil samimiyetle yaşar. Bir sosyal medya paylaşımında değil, zor günde uzanan bir elde anlam kazanır. Güzel sözlerden çok güzel davranışlarda hayat bulur.
Sevmeyi yeniden öğrenmeye ihtiyacımız var. Ama önce çocuklarımıza öğretmeliyiz bunu. Onlara sevgiyi sadece anlatmak değil, yaşatarak göstermek zorundayız. Çünkü çocuklar söylenenleri değil, gördüklerini öğrenirler. Evinde saygı gören, sevgi gören çocuk sevgiyi çoğaltır. Şiddetin, nefretin ve ayrımcılığın içinde büyüyen çocuk ise bunları normal kabul eder.
Bir toplumun geleceği, çocuklarının yüreğinde büyüttüğü duygularla şekillenir. Eğer sevgi ekersek, barış biçeriz. Eğer merhamet ekersek, dayanışma biçeriz. Eğer insan sevgisini büyütürsek, daha adil ve daha güzel bir ülke kurabiliriz.
Belki dünyanın bütün sorunlarını bir anda çözemez sevgi. Ama sevgisiz hiçbir sorunun çözülemeyeceği de bir gerçektir. Bu yüzden çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras ne bir ev, ne bir araba, ne de banka hesabıdır. Onlara bırakacağımız en büyük miras, insanı insan yapan o güzel duygudur.
Sevmeyi bilen çocuklar yetiştirelim.
Çünkü yarının dünyasını onlar kuracak.
Ve o dünyanın ne kadar güzel olacağı, bugün onların yüreklerine ne kadar sevgi koyabildiğimize bağlı olacak.
Yorumlar
Kalan Karakter: