Siz ne derseniz deyin bu ABD Başkanı Donald Trump, öngörülemez kişiliğinin yanında gerçekten de kurnaz bir pazarlamacı çıktı.
Baksanıza 100 milyar doların üzerinde bir ticaret anlaşmasını imzalatarak, bizi çok ciddi bir ekonomik yükün altına soktu.
Sadece bu mu?
Trump hem milyarlarca dolarlık mal sattı, hem de Türkiye ile Rusya’yı karşı karşıya getirmeyi başardı.
Nasıl mı?
Rusya'dan doğal gaz ve petrol alımını kesmemizi isteyerek!
O yüzden ben işin daha çok, ABD’den alacağımız sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) kısmındayım.
Çünkü bunun için tam 20 yıllık bir anlaşma imzaladık.
Amerikan The Wall Street Journal (WSJ) haberine göre anlaşmanın toplam maliyeti 43 milyar dolar.
İmzalar da atıldı. 20 yıl boyunca toplamda yaklaşık 70 milyar metreküp doğalgazı artık ABD'den alacağız.
Neden?
Çünkü Trump, Türkiye ile Rusya'nın özellikle s-400 alımı ve Akkuyu Nükleer Santrali yapımı ile iyice yakınlaşan ilişkisine son vermek istiyor.
Bunun için de Türkiye'nin Rusya’dan petrol ve doğal gaz alımını kesmesini istiyor.
Peki bu mümkün mü?
Net bir cevap vereyim: Hayır!
Çünkü Rusya hem petrolde hem de doğalgazda Türkiye’nin ithalatında ilk sırada yer alıyor.
Özellikle petrol ithalatının (dış alımının) büyük bir bölümü Rusya’dan gerçekleştiriliyor.
EPDK verilerine göre, geçen yıl Rusya’dan 32.2 milyon ton petrol ve petrol türevleri ithal edildi. Yani petrol ithalatında Rusya’nın payı yüzde 66.7.
Doğal gazda da durum farklı değil. Yine EPDK’nin verilerine göre, Türkiye’nin en fazla doğal gaz ithal ettiği ülke Rusya.
Durum tam olarak bu! Yani Türkiye'ye çıkış kapısı Samsun olan Mavi Akım Boru Hattı'nda, daha çooook uzun yıllar bu doğal gaz akışı devam edecektir.
Yani bizim Rusya ile doğalgaz ve petrol alımını kesmemiz bakın mümkün değil demiyorum İM-KAN-SIZ!
Zaten Putin de Trump'ın bu isteğine eminim kıs kıs gülmüştür.
Trump böyle istiyor ama biz Macaristan Başbakanı kadar bile sesimizi çıkaramadık. Çünkü aynı şeyi Trump onlardan da istedi ve Macaristan Başbakanı Trump’a “Rusya’dan aldığımız gazı kesmem mümkün değil” dedi.
Bir de bize bak. Rusya'dan doğalgaz alımını kesemeyeceğimizi bile bile bir de üstüne üstlük 43 milyar dolarlık bir yükün altına giriverdik.
Rusya'dan doğal gaz ve petrol alımını kesmemizi isteyen ABD, diğer taraftan da öyle anlaşılıyor ki gözünü nükleer santrallere dikmiş durumda.
Çünkü Erdoğan’ın ziyaretinde Türkiye ile ABD arasında nükleer iş birliği anlaşması da imzalandı.
Bilenler bilir şu anda Mersin'deki Akkuyu Nükleer Santrali’ni Rusya yapıyor. Santralin önümüzdeki yıllarda faaliyete geçmesi planlanıyor.
Bunun dışında ise Sinop ve Trakya’da ikinci ve üçüncü nükleer santrallerin yapılması hedefleniyor.
İktidar daha önceki açıklamalarında Sinop’taki santral için de Rusya’nın istekli olduğunu dile getirmişti.
Trakya’daki santral için ise Çin ile müzakere yürütüldüğü açıklanmıştı.
Şimdi başımıza ABD çıktı. Eminim nükleer santrallere karşı olan çevreciler, tüm bu olan biten karşısında saçlarını başlarını yoluyorlardır.
Diğer taraftan ABD ile imzalanan anlaşmanın ardından sürecin nasıl işleyeceği, yeni santraller için ABD’nin devreye girip girmeyeceği de önümüzdeki günlerde belli olacak.
Ne demiştim en başta;
Trump bir çırpıda hem milyarlarca dolarlık mal sattı hem de Türkiye ile Rusya’yı karşı karşıya getirmeyi başardı.
Türkiye’nin kazandığı ise “legitimacy" yani "meşruiyet" oldu.
O da neyse artık!
Yorumlar
Kalan Karakter: