100 YIL önce başkomutanlarının ağzından çıkan bir tek sözle yürüdüler düşmanlarının üzerine…
Büyük Taarruz’un başladığı 26 Ağustos 1922’de, Yunan’ın denize döküldüğü 9 Eylül tarihine kadar bu büyük milletin dedelerinin başlattığı yürüyüşle sonlanan tarihi olayın adıdır, Büyük Taarruz…
Sadece gece yürüyüp, gündüz dinlenerek ulaştıkları İzmir’de 18 Eylül’de düşmanı denize dökerek sonlandırdıkları savaşta bir tarih yazdılar.
Küllerinden yeniden doğan bir milletin hikayesidir bu.
Çoluk, çocuk…
Kadını, kız…
İhtiyarı, hastası…
Ve eli silah tutan binlerce vatansever genç yazmıştır bu hikayeyi.
Aradan geçen yüzyıl sonrası variyetlerini bu vatan topraklarında şehit düşenlere…
Onları yönetenlere ve…
Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e borçlu olanların yozlaştırılan siyasetle bu gerçekleri unutup, yüz dönmeleri yeni bir şey değildir.
Cumhuriyet’in her döneminde Ulu Önder’in pasifize ettiği, dini siyasete alet ederek toplumda yer bulmaya çalışan bazı münafıklar ve onların günümüzdeki uzantıları her dönemde Cumhuriyet ve demokrasiyi baltalamak için hazır beklemişlerdir.
30 Ağustos’u unutturma çabaları yeni değildir.
Tarihin değiştiği o günde ATAMIZI ve silah arkadaşlarını anmama çabası bugüne şamil değildir.
Yüzde 99’unun İslamiyetler yaşadığı bu ülkede camilerin şerefelerinden okunan ezanları ve yapılan ibadetleri kendilerine mal etme çabaları yeni değildir.
Her 30 Ağustos’ta bedenlerin sağlığını kaybetmesi dünden bugüne kazınmış ve adettendir.
Peki, buna üzülüyor muyuz?
Elbette hayır!
Çünkü biz,
Ulu Önder’in bize hediye ettiği Cumhuriyet Nesli’nin çocuklarıyız.
Çünkü biz,
Bize hediye edilen ve sınırları Misaki Milli ile çizilen vatan topraklarının ebedi bekçisiyiz.
Çünkü biz,
Her ne kadar anılmasalar da, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Silah Arkadaşları ve vatan uğrunda canını yitiren on binlerce şehidimizin anısına sahip çıkabilecek kadar büyük bir çoğunluğuz.
Çünkü bugün biz,
Yarın bizden gelecek neslin Cumhuriyet için hayatını yitirenlere yüzyıllar boyu sahip çıkmaya and içmiş bir neslin çocuklarıyız.
Çünkü biz,
Dün yaşananların.
Dünü yaşayanların,
Bize bugünü miras bırakanların kimler olduğunu biliyoruz,
Unutmayız.
Unutturmayız...
Kimseye buyur demeyiz.
30 Ağustos’u bugüne kadar ananlar ve bundan sonra anacaklar olarak,
Biz, bize yeteriz!
Yorumlar
Kalan Karakter: