BAZEN hayatı konu etmek gerekiyor.
Kısaca yaşadığımız süreç.
Ama aynen karabasan bir rüya gibi!
Zaman zaman uzun ve dinmez acılar.
Zaman zaman kısa da olsa yaşanan mutluluklar…
Süreleri rüyadan ne zaman kopacağınıza bağlı.
Hepimiz görmek istiyoruz bu tür rüyaları…
Çünkü kendimize çizdiğimiz bir yol var.
Yolun tanımı ve tamamı da hayatımızı belirliyor.
Ne yaşayacağız?
Ne göreceğiz?
Kimleri hayatımıza alıp kimleri göndereceğiz?
İçinde başka evreler yok mu?
Elbette var.
Doyumsuz beraberlikler…
İstemsiz ayrılıklar…
Kalabalıklardaki yalnızlıklar...
Hep iyisini istiyoruz.
Hep güzelliklerle,
Mutluklarla buluşmak istiyoruz.
Tam avucumuzun içindeymiş, yakalamışız gibi hissederken birde bakıyorsunuz…
Kuş misali uçmuş, gitmiş.
Siz de hayat sayfalarınızın içinde olmasını istemediğiniz yalnızlıklarla kucaklaşmışsınız.
Oysa ne kadar da gayretliydiniz, hayatınıza yeni bir sayfa açmak,
O sayfanın itici gücüyle yeni bir yol yapmak.
Mutluluk hikayeleriyle dolu o yola bir kapı açmak.
Açtınız mı?
Açtınız elbette.
Kimsenin görmesi, bilmesi gerekmiyor.
Çünkü siz inşa ettiniz onu;
Gönlünüzde,
Bedeninizde,
Karşı kalplerde.
Ne kadar da didindiniz değil mi, hiç kıymeti bilinmeden.
Kimleri soktunuz o kapıdan içeri değil mi?
Ama hiç aklınıza getirmediniz değil mi?
Bir gün açtığınız o kapıdan,
Bir tek sizin giremeyeceğinizi!
Yorumlar
Kalan Karakter: