HAFTA başında Çarşamba merkezli olduğu tespit edilen bir deprem olduğunu hatırlıyor musunuz?
Merkez, Çarşamba dendi ama oradan bir fay hattı geçtiğine dair bir bulgu da yoktu.
Dolayısıyla bu işin doğru bilgisini verecek bir merci aradı basın mensupları…
Gazete Gerçek habercileri de aynı yolu denemişler.
Doğal olarak da akıllarına Jeoloji Mühendisleri Samsun Şube Başkanı Sayın Gül Yüzüncü Yılmaz gelmiş.
Çarşamba günü gazeteye geldiğimde bu konu konuşuluyordu.
Sayın Yılmaz'ı gün içinde beş kez bilgi almak için aradıklarını ama ulaşamadıklarını söylediler.
Gül hanımı eski tanırım.
Telefonla bir kez de ben arayayım dedim.
Ve ulaştım kendisine…
Gazeteden 4-5 kez kendisine ulaşmaya çalıştıklarını ama mevcut telefonun cevap vermediğini söylediklerini ilettim.
Sanırım büyük bir ihtimalle yanlış numarayı aramışlardır, dedim.
Arama amacımı da Çarşamba merkezli depremle ilgili olduğunu ilave ettim.
Benim bildiğim Çarşamba'dan geçen bir fay hattı yok.
İlan edilmiş Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Ladik’ten geçtiğini bildiğimi söyleyip, bu bilgiye katılıyor musunuz diye de sordum.
Doğru bir tane tabi.
Gül hanım da mevcut bilgiler içinde böyle bir bilgiye sahip olunmadığını söyledi haklı olarak.
Ayrıca deprem konusunda bir bilgi kirliliği olduğunu da iletti.
Karadeniz açıklarında oluşan depremler konusunda da oradan geçen bir fay hattı tespitini de deprem oluşana kadar kimse fark etmemişti, yetkililerin sahip olduğu bilgiye göre…
Yerelde yeni bir çalışma ile Çarşamba'da deprem etkilerinin tespitine yönelik bir çalışma yapacaklarını da ilave etti.
Genelde konuşmayı çok sevmediğini biliyorum.
Ama sanırım beni kıramadığı için bazı bilgileri vermekte sakınca görmedi.
Hatta yeni çalışmalar için bir sonuç aldıklarında paylaşma içinde sözleştik.
Tabi ben aldım bilgileri gazetenin genel yayın yönetmeni ve yazı işleri ile paylaştım.
Nihayetinde onların ulaşamadığı adrese ulaşmıştım ve kendisine birkaç kez telefonla aramalarına rağmen ulaşamadıklarını da belirtmiştim.
Yani demek istediğim, bu bilginin gazete kaynakları ile paylaşılacağı konusunda bir beis olmamalıydı.
Bir işim nedeniyle gazeteden ayrılıp tekrar döndüğümde internet sitesindeki başlığı ve haber içeriğini okuduğumda bu başlığın yanlış olduğunu ifade ettim arkadaşlara.
Genel bir bilgi olarak paylaşacaklarını düşünmüştüm ama çok okunacak bir başlık seçmişlerdi.
Oysa Gül hanımın her ne kadar haber olabileceğini tahmin etmesi gerekse de ben bunu haberleştirebilir miyiz diye sormayı ihmal ettim.
Bu kısım benim hatam.
Akşam saatlerinde haber için kendisini arayanlar vasıtasıyla haberden haberdar olan Gül hanım beni aradı ve bir hayli de sitem etti.
Olayı derinleştirecek değilim ama kendisinden hem kendim, hem de gazete adına defalarca özür diledim.
Sayın Gül Yüzüncü Yılmaz hanımefendinin endişesini anlıyorum.
Kendisinin düşüncesinde katılmadığım tek husus ise;
'İşte bu nedenle ben kimseyle konuşmak istemiyorum' sözüdür.
Bir oda başkanı olarak aksine toplumu ilgilendirecek konularda mutlaka konuşmalı ve açıklama yapmalıdır.
Doğru bilgiler ancak bu şekilde topluma ulaşır.
Tamam kendisini istemeden üzdük biraz.
Ama bu hususu da bir değerlendirmeli diye düşünüyorum.
Yorumlar
Kalan Karakter: