SOSYAL medyaya bakmak istemiyorum ama insanın eli kayıveriyor işte.
O zaman da psikolojiniz bozuluyor.
Nasıl bozulmasın ki!
Öyle bir toplum olduk ki!
O toplumun öylesine arlanmaz, had bilmez bireyleriyiz ki!
Bir hiddet!
Bir öfke!
Anlayıştan hatta insanlıktan uzak davranışlar sarmış bedenlerimizi…
Polis de biziz…
Hakim de…
Savcı da…
Hoşumuza gitmeyen her ne varsa mahkemeyi anında kurup hükmü de verip cezayı kesiyoruz.
Sevgiyle yaklaşmak yok.
Anlayışla bakmak yok.
Ya, ne var?
Hiddet ve öfke!
Size ters gelen bir şey varsa in arabadan, çak yumruğu…
Aldın mı öfkeni?
Her şey yoluna girdi mi?
Sosyal medya dedim ya, her gün birbirinin aracını tekmeleyen…
Camlarını kıran…
Yetmedi aracın sürücüsünü hırpalayanlarla dolu görüntüler…
Yav kardeşim siz kimsiniz Allah aşkına?
Size bu yetkiyi kim verdi?
Bu ne dinmez bir öfkedir ki insanlara zulüm edersiniz?
Sadece bu mu?
Yolda sırf hır çıkarmak için omuzlarını sallayarak yürüyen ve karşıdan gelene omuz atarak cevap bekleyen psikopatlarla doldu kaldırımlar…
Yıllar önce tanıyanlar bilir…
Sevgili Mustafa Aydın'ın, Emniyet Müdürü olduğu günlerde Göksel Topaloğlu adında bir Asayiş Şube Müdürümüz vardı.
İstiklal Caddesi’nde elinde telsiz gezerken bu tiplere iki tokat çakar, düzgün yürüyerek gelene kadar defalarca geri gönderirdi.
Şimdi bu sahte araç kabadayılarına da böyle yapmak lazım.
Bir kardeşimin dediği gibi;
'Hintlilerin o meşhur uzun sopasıyla bunları eşek sudan gelene kadar döveceksin ki adam olsunlar…'
Polis bunu yine yapar ama en ufak bir eylemde sivili, basını defe koyar onları…
Yerden yere vururlar.
Toplumun huzurunu kaçırana, başkasına zulüm edene çıkmaz sesleri…
Vallahi bence dayak cennetten çıkma!
Polis kimi ezeceğini, bu psikolojisi bozulmuş tipleri nasıl yola getireceğini bilir.
Yoksa araçtan inip, karşısındakini yoktan nedenlerle darp edenlerin görüntüsünü daha çok görürüz.
Yorumlar
Kalan Karakter: