BİRKAÇ gün önce bir sosyal medya haberi ile karşılaştım.
Daha doğrusu bir video.
Samsunspor Başkanı Sayın Yüksel Yıldırım’ın maç çıkışı basın mensuplarının sorularını cevaplandırırken çekilmiş.
Konuya gireceğim elbette ama şu hususu özellikle belirtmeliyim.
Sayın başkanın tavırları hakkında bir-iki yazdım.
Bundan ona karşı olduğum ya da muhalefet ettiğim anlamı çıkmasın.
Kendisini uzak, yakın tanımam…
Aha önceki yazılarımı okuyanlar bilir.
Rahmetli babası Garip Yıldırım’ı ve rahmetli kardeşini iyi tanırdım.
Kendisiyle bir tanışıklığımız yok.
Sadece bir ortak noktamız var;
O da Samsunspor…
Parasını, zamanını harcadığımı kulübümüz için kendisine elbette şükran borçluyuz.
Ama salt bunun için fikirlerine biat edeceğimiz düşünülmesin.
En azından ben böyle biri değilim ve Samsunspor’da hem ondan eski, hem de uzun yıllar görev yapmış biriyim.
Dolayısıyla Samsunspor’un menfaatleri dışında herhangi bir şeyin söz konusu olamayacağının bilinmesini isterim.
Dönelim videoya…
Ne diyor Sayın başkan orada.
“Herkes bana hoca öneriyor.
İzmir’de de Ahmet Özdemir diye bir arkadaşımız var, Samsunspor sevdalısı.
İkide bir beni arayıp, Altınordu Teknik Direktörü Hüseyin Eroğlu’yu bana önerip, illa bunu al, illa bunu al diyor.
Bak, bu Eroğlu iyi hoca olabilir ama Samsunspor’un hocası değil.
Hüseyin Eroğlu bize uygun bir hoca değil.
Altınordu’nun alt yapısından gelmiş.
Hiçbir hedefi olan takımla, hiçbir yabancı futbolcuyla çalışmamış.
Bunları yaşamamış bir hocayı bana getir diyorsunuz.
Ben yapamam!
Ben risk alamam!
Getireceğim, başarısız olacak.
Yarın ‘Sen bunu nerden buldun’ diye bana hesap soracaksınız…”
Evet, bu sözler Sayın Başkan Yüksel Yıldırım’a ait.
Peki Samsunspor, teknik direktör olarak kiminle anlaştı?
Hüseyin Eroğlu ile...
Ee, ne olacak şimdi?
Yorumlar
Kalan Karakter: