Kİ gidecek…
Bana sorarsanız çok şey değişecek.
Zaman zaman çeşitli vesilelerle yazmışımdır.
Gül-San Sanayi Sitesi İnşaatı’nın yapımında emeğim var.
Temel Çanakları ve Tuğla Duvar İkmal İnşaatı’nın müteahhiti bizdik.
70’lerin sonunda başlayıp, 80’li yıllarda hizmete girdi.
En büyük handikabı, bir spor kompleksine bitişik yapılması…
Hatta bu spor alanlarından yer alınarak sanayi sitesinin büyütülmesiydi.
Evren paşa 1984’te 19 Mayıs’ın ilk kez devlet töreni ile kutlanacak olması nedeniyle bu sanayi inşaatını gördüğünde; ‘Bu ucubeyi buraya kim yaptı? Tez yıkın!’ diye talimat vermesini de beklemişimdir.
Yatayda çoğu alan deniz seviyesinin altında bir kota sahip olması nedeniyle kurulduğundan beri altyapısı ve kanalizasyon sistemi hep ‘Error’ vermiştir.
Site içindeki yolların,
Dükkanların çirkin görüntüsünün,
Trafik keşmekeşinin,
Ve çöp yığınlarının yıllar boyu Samsun’a bir görsel kirlilik katkısında bulunduğu malumdur.
Çevre yolunun Canik girişinden itibaren kullanan araçlar bu çirkin görüntüye şahit olarak yolculuk etmek mecburiyetinde kaldılar.
Bugün gelinen noktada sanayi sitesinin yıkılması an meselesi.
Orada ikamet edenler gelecek yıl Toybelen’de yeni inşa edilmekte olan sanayi sitesine taşınacaklar.
Onların boşalttığı yerde ise devasa bir yeşil alan (Tabii bugünkü projeye göre) ve Samsun için önemli bir Cami Külliyesi yer alacak.
Toybelen’e taşınanlar alt yapısı, yağmur suyu, içme suyu ve kanalizasyon sistemiyle beraber konforlu bir yaşam alanına kavuşurken terk ettikleri yerde dediğim gibi;
Selattin Camii Külliyesi, kültür ve eğitim alanları.
252 dönümlük botanik bahçesini de bünyesinde bulunduran 650 dönümlük yeni bir nefes alanına kavuşmuş olacak Samsun.
Ben burada en çok Selaattin Camii Külliyesi’ni önemsiyorum.
Zira bir şehit veya kentin kalbürüstü bir simasının cenazesinde Karayolları Kavşağından itibaren kapatılan ve kaosa düşen trafik, yeni Gül-San alanının konforu ve hizmetiyle artık son bulacaktır.
2023’ün Samsun’una da yakılacaktır umarım.
Yorumlar
Kalan Karakter: