KENTİMİZİN ilim yuvası üniversitemizin her zaman bulunduğu yüksek rakımlı tepeden kente bir türlü inemediğini düşünenlerdenim.
Oranın bilgi birikiminden istifade etmek bir kentin gelişimi için vazgeçilmezlerden olmalı.
Biz kentliler olarak bu bilgilere ne kadar talip ve hevesli oluyorsak, üniversitenin de sahip olduğu bilim adamlarının ihtisaslarını kentle paylaşmalarına o kadar hevesli olmalı.
İstifade edebileceğimiz çok konu var çünkü.
Tıbbi konuları bir kenara koymadan bir çırpıda söyleyebileceğim çok şey var elbette.
Özellikle zirai konularda ve tarımsal ekonominin gelişmesinde.
Köylünün bilinçlendirilmesinde ve teknik konularda istifade edebileceğimiz çok bilgi birikimi var orada.
İşte bu birikimden çok istifade edemediğimizi düşünüyorum.
Tıbbi konulara gelince,
Orada görev yapan hekimlerimizin piyasa hekimlerinden farklı olduğu bir gerçek.
Çünkü öncelikle araştırmaya ve doğru teşhise çok önem veriyorlar.
Onlar için hastalığın ve hastanın niceliği ve niteliği önemli değil.
Önlerine gelen her vakayı en ince detayına kadar incelemek ve sonlandırmak, tıp anlayışının ve tıbba olan sadakatlerinin eseri.
O nedenle, OMÜ Tıp Fakültesi’nde yoğunluk çok olmasına ve bazı süreçlerin uzamasına rağmen müracaat eden hiçbir bireyin kendilerine bir ayrımcılık yapılmadığından, doğru ve teşhis ve tedavi uygulandığından bir şüphesi olmaz, olmamıştır.
Konu ne olursa olsun, her hastanın bu anlamda güveni tamdır.
Tam da burada, ‘Tüp Bebek Ünitesi’nin’ iddialara konu olan kapatılması ile ilgili tartışmanın, iddia edildiği gibi olmadığını ummak istiyorum.
Bir başka hastaneye ve kişilere yönlendirilmesini sağlamak amacıyla ünitenin kapatılmasına aracılık edileceğini veya göz yumulacağını bu anlamda düşüncelerimden uzak tutmam istiyorum.
OMÜ bir araştırma ve eğitim yuvasıdır.
Her birimi, Samsun ve çevresi hastaları için çok önem ve değer arz etmektedir.
Dolayısıyla bu iddialara inanmam, inanmak ta istemem!
Yorumlar
Kalan Karakter: