YAŞADIĞIMIZ dünyada birçok insanın ortak kaygısı ve kâbusudur başkaları tarafından manen sömürülmek.
Kimilerimiz vurdumduymazdır…
Kimilerimiz çalışkan…
Kimilerimiz sevgini esaretinde, bu sevginin sömürülmesinin cefasını çekmekte…
Oysa kaygılar da tasa da mutluluklar da ortak yaşanmalıdır.
Sadece birileri mutlu olsun…
Birileri de bu mutluluk için çalışsın denildiğinde, verici olan tarafın ruhen çöküntüler içerisine girmesi kaçınılmaz oluyor.
Çünkü hayata anlam kazandırmayı başkalarının mutluluğu üzerin kurgulamış ve felsefe edinmişlerin sonuçta sıkça yalnız kaldığı hayatın deneyimlerinde yer almaktadır.
Bu öylesi bir felsefedir ki ve öylesine kanıksamışsınızdır ki, karşınıza çıkan sonucu anlamlandıramaz, akıl erdiremezsiniz.
Çok insan tanıyorum:
‘Ben ne etim de böylesi bir muameleye layık görüldüm’ diye karalar bağlayan.
Aslına baktığınızda, sizin için hayat tarzı olan bu hareket tarzı zaafınız olarak telakki edildiği için muhataplarınız tarafından sömürüldüğünüzü çok geç fark edersiniz.
Pakete sokmanız lazım.
Bu da insan üzerinde psikolojik bir baskı yaratır.
Panik atağa sokar.
Kendinizi nerdeyse paralayarak sorgulamaya iter.
Bunu yaşayan biri olarak telkin ve tavsiyem hep şu olmuştur.
Sakın ola kendinizden, tarzınızdan vazgeçmeyin.
Sizin yolunuz doğrudur.
Etiktir.
Saygı gösterilmesi gereken bir tarzdır.
Bırakın insanlar kötülükleri ile baş başa kalsın.
Siz her güne yine gülümsemeyle başlayın.
Rahat olun.
Düşünmeyin.
Kimseye takılıp, aldırış etmeyin.
Bilin ki, bu iyi insanların sömürü düzenidir.
Hayat, istediğiniz gibi yaşadığınız zaman hayattır.
Başkalarına göre yaşadığın zaman hayat senin olmaktan çıkıyor.
Sakın unutmayın;
Bu hayatta sadece kötüler yok.
Sizin bir gülümsemenizle mutlu olacak çok insan var.
Onlar için yaşamaya bakın.
Yorumlar
Kalan Karakter: