Ön alanda yaptığı presle Fenerbahçe’ye organize atakla çıkma imkânı vermedi.
İlk yarıda öyle iki gol geldi ki kırmızı beyazlılardan, ikisi de hazırlanış bakımdan birbirinin kopyasıydı.
Sol tarafta kurulan Tomasson-Holse-Ntcham üçgeninden sırasıyla Holse ve Tomasson’dan gelen şık ortalar, Marius Maundılmadji tarafından gol olarak değerlendirilince Samsunspor mental olarak üstünlük sağladı.
İlk Samsunspor golünden sonra beş dakika kuralı işledi ve beraberlik golü geldi.
Ama organize ikinci golden sonra ise mücadele azmi artan kırmızı beyazlı futbolcular sahanın her yerinde, her sarı lacivertli futbolcunun karşısındaydı ve onları oyuna sokmamak için direndi.
Kaleci Okan ve önündeki muhteşem ikili, Drongelen ve Satka takımı oyuna şevklendiren bir oyun kurgusu içindeydiler.
Ama ilk yarıda bu kadar şevki getiren bir başka etken, Kadıköy’de maç yönetmekten çekinmeyen orta hakem Oğuzhan Çakır’ın ilk yarı için cesur yönetimiydi.
İkinci yarıya Fenerbahçe aynı kadro ile çıkarken Samsunspor mevkilerinin orjinali olmayan Yunus Emre ve Mendes’in yerine Tavsan ve Borevkoviç’i alarak başladı.
Fenerbahçe üçlü savunma anlayışı ile başladığı maçı aynı anlayışla devam ettirirken aksak gördüğü yerlere de takviye yaparak devam etti.
Oyunun her dakikası kora kor mücadele içindeydi.
Maçın sonu yaklaşırken beraberlik golü geldi ev sahibi takım adına.
Gol yüzde yüz ofsayt ama ne ‘Var’ın, ne de Oğuzhan Çakır’ın bu golü iptal etmeye yüreği yetmedi.
Bu panik havası içinde beş dakika uzatma gelen maçta Fenerbahçe üçüncü golünü de buldu.
Yazık oldu Samsunpor’un haysiyetli mücadelesine.
İstanbul demeden, Fenerbahçe demeden yüreklerini ortaya koydular.
İki kez de, öne geçtikleri maçı ne yazık ki, ilahların istediği gibi geride bitirdiler.
Maçın sonunda kulübelerde kırmızı kartlar havada uçuştu.
O kartlar, işin cilvesi olmaktan öteye geçemedi.
Maçın sonuna galibiyet tezgahlayanlar amaçlarına ulaştılar.
Böyle futbola da, böyle anlayışa da lanet olsun.
İşin tadını artık iyiden iyiye kaçırdılar.
İstanbul’da, kendi aralarında Analarının Ligini kursunlar.
Orada körlerle sağırlar gibi birbirlerini ağırlayıp, ne halt ederse etsinler..
Anadolu’yu da rahat bıraksınlar..
Yorumlar
Kalan Karakter: