HAYAT dediğiniz süreç her ne kadar kader olarak nitelensen de çoğu zaman sizin iradeniz dışında gelişecektir.
İnsanoğlunun hep iyiyi, hep güzeli arzulayacağı muhakkak.
Dert olmasın…
Hüzün olmasın…
Gözyaşı olmasın…
Düşünce olmasın…
Ayrılıklar, yalnızlıklar olmasın…
Dost gözüyle baktığınız her göz, dost olsun.
Hainlik…
Aldatmaca olmasın.
Varsa verilmiş sözler,
İnsanlar verdikleri sözden caymasın.
Hele dosta verilmişse;
Su gibi,
Ekmek gibi,
Hayat gibi kutsal ve…
Vazgeçilmez olsun.
Ama ne yazık ki yok böyle bir dünya!
Siz her ne kadar kendi etrafınızda dönsün istiyorsanız da…
O kendi devranını döndürüyor.
O zaman da ne sözler kalıyor!
Ne dostlar kalıyor!
Onlarla güzelleşecek sandığınız,
Çaresiz kaldığınız sorunlarınızın, o çaresizliğe teslim olduğuna şahit oluyorsunuz.
Etrafımdaki dostlarım çok tuttuğum bir sözü hep yeniden işittiriyorlar bana;
Hayat bu gündür.
O da bugündür!
Doğru!
Herkes için geçerlidir, doğru.
Ama bir başınıza kalmışsanız…
Ve hayat denilen serüven, el atmamışsa yaşam boşluğunuza…
Ve dostluk, tozlu raflara sıralanmış,
Vefa, vefasızlığa takılmışsa…
Hangi uzun havanın, hangi türkünün yanık sesiyle avunacağınızı…
Bu kadar yalanın cirit attığı bir dünyada,
Kimin dost,
Kimin düşman,
Seçemezsiniz!
Yorumlar
Kalan Karakter: