SİNYALİZASYON sistemleri genellikle kavşaklarda, bağlantı yollarının giriş çıkışlarında ve kavşak olmayan yaya geçitlerinde kurulur.
Trafik sinyalizasyon sistemleri motorlu taşıtlar ve yayaların ışıklı ikazlar ile uyarılması ve geçiş üstünlüklerinin tanzim edilmesini sağlayan sistemlerdir, şeklinde tanımlanıyor.
Bu bir sistem…
Bu bir düzen…
Bu bir rahatlık…
Bu bir konfor…
Bu bir disiplin…
Daha doğrusu tüm bu tanımlara bizi ulaştırmak için düşünülmüş ve hayata geçirilmiş bir sistem.
Bizde de var.
Yani Samsun’umuzda…
Son yıl için büyük değişimler geçirdiler.
Geçmişte de şikayetler alırdım.
Bir ışıktan diğerine ulaşıncaya dek saydıklarıma gerçeklik kazandıran bir aktivite olduğu için insanların beklediklerini bulamadığında buruldukları, sıkıldıkları bir gerçeklik.
Önceleri bu sistemlerin başında olan kardeşimi arar, sorardım,
‘Bu aksaklık nedendir’ diye…
Bilgisi dahilinde ise anlatır, değilse not alır düzeltilmesine önayak olurdu.
Şimdilerde her şey, herkes değişti.
Jenerasyon dahil…
Siyaset gereği gelenler, gidenler bürokrat tanımlarına da etkili oldu.
O nedenle biraz yabancılaştık ve bilgiye sahip olma lüksünden de olduk çoğunlukla…
Hani şikayetler oluyordu dedim ya!
Genelde bir ışıktan diğer ışığa geçtiğinizde ‘Yeşil dalga’ gereği tabi belli bir süratle katetmeniz kaydıyla yine yeşil ışığa denk gelmeniz gerekiyor.
Aradan yıllar geçti biz yine ışıklar arasındayız ama aynı hastalık devam ediyor.
Dün Atatürk Bulvarı’nda seyir halindeydim.
Özellikle süratimi 60-65 km süratle denedim ışıkları…
Atakum’da Ömür Evleri Kavşağı’na gelene dek bir tekinde bile kırmızıya yakalanmadan geçemedim.
Şimdi en başta sinyalizasyonu tanımlarken rahatlık, konfor derken sahi bu konforu neden yaşayamıyoruz?
Neden yeşil ışıkta kalktığımız bir kavşaktan diğerine geldiğimizde hala kırmızıya yakalanıyoruz?
Ne zaman rahat edeceğiz?
Ne zaman bu konforu yakalayacağız?
Ne zaman ‘Sinyalizasyon’ tanımı gerçek haliyle hayatımızda olacak?
Yorumlar
Kalan Karakter: