ÇOĞUNLUKLA hayatı paylaştığımız insanların bencil dünyalarını paylaşmak mecburiyetinde kalıyoruz.
Çünkü kimileri onların istek ve kabulleri ile yaşamamızı öngörüyorlar.
Onlar sevinince, sevinecek.
Onlar gülünce, gülecek.
Onlar üzülünce, üzüleceksiniz.
Varsa, yoksa onlar yani!
Çok yaşadığım için biliyorum…
Bu türlere sitem dahi edemezsiniz.
Onların hayat kabullerine göre: "Sitem eden insanlar çekilmez!"
Peki çekmezlerse ne yapacaklar?
Hemen hayat defterlerinden siliverecekler.
Ne zavallı bir düşünce değil mi?
İnsan, sitemi kime eder?
Sevdiğine…
Hatır bilene…
Sevdiğiniz, hatırınızı bildiğine inandığınız biri her fırsatta size sırtını dönmeye hazır ve amadeyse…
Bu hayatı kiminle yaşayacak?
Kiminle paylaşacaksınız?
Kiminle paylaşmaya değer kılacaksınız?
Ben paylaşmıyorum açıkçası…
Önce ben siliyorum onları hayat defterimden…
Onları hak ettikleri şekilde benci dünyaları ile baş başa bırakıyorum.
Belki biraz yalnız kalıyorum ama iplik ince bir bağla bağlanmış ve kopmak için fırsat bekleyen bencil bedenlere asla fırsat vermiyorum.
Bence sizde öyle yapın.
Bu tavır size hayatta dik durmanın, öyle kalmanın yolunu açacaktır.
Size uymayanları bekleyen ise…
Hayat adına hüsran ve pişmanlık olacaktır.
O durumda ise böylelerine vereceğiniz tek mesaj olmalıdır;
SONRADAN bilinen kıymetin…
KAYBETTİKTEN sonra farkına varılan değerin…
BİR DE kaçırılan heveslerin telafisi olmaz.
Ne demiş SEZAİ KARAKOÇ;
“Geç yağan yağmurların kurumuz çiçeklere faydası dokunmaz..."
Haydi beyler başka bahçeye…
Yorumlar
Kalan Karakter: