NE DE güzel günlerdi onlar…
Kıymetini bilemedik.
Daha ilkokulda kapıdan adımımızı içeri attığımızda Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün büstü karşılardı bizi.
Dışarıda sıra olup Andımızı okur, sınıflarımıza öyle girerdik.
Biliyor musunuz bizim nesil o günleri hiç terk etmedi.
Ortaokulda da aynıydı.
Lisede de…
Üniversite, askerlik ve sonrasında da…
Biz önderimizi Atatürk…
Ulusumuzun tarifini Andımız bildik.
Hiç unutmam çok değerli hoca ve İslam bilim insanı olan büyükbabam, ev kadını olmaktan başka hiçbir özelliği olmayan anneannem…
10 Kasım’larda, siren çaldığında ellerindeki işi bırakır esas duruşa geçerlerdi.
ATA’ya saygı böyle bir şeydi.
Bir arada yaşayan üç nesil hep bu yoldan gittik.
Ne ATAMIZI…
Ne Cumhuriyeti’ni..
Ne demokrasiyi…
Ne bu milletin geleceği için kanını dökenleri hiç unutmadık biz.
Bırakın unutmayı tartışmayı bile aklımızdan geçirmedik.
Onun, o büyük insanın bize armağan ettiği bu topraklar üzerinde, onun bize kazandırdığı bağımsızlıkla bugünlere gelen bazıları…
O kazanımların Ulu Önder sayesinde olduğunu unutmuşa benziyor.
Unutmuşluğu da bir kenara bıraktım, inkara gidiyor.
Hatta O’nun aziz hatırasına küfür ediyor.
Hızını alamıyor aynı küfrü mübarek anasına da gönderiyor.
Oysa biz, Zübeyde anamızı hep büyük anamız olarak gördük ve kabul ettik.
Saygımız sonsuz, sevgimiz, muhabbetimiz içten ve samimiydi.
İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’in sosyal medyadaki sözlerini okuyunca kendimden utandım.
‘Atatürk’ün annesi Zübeyde hanıma küfür eden şerefsize gerekeni yapamadığım için üzgünüm’ diyordu.
Nasıl demesin ki?
Nasıl isyan etmesin ki?
Zübeyde hanım sadece Atatürk’ün değil ki…
Hepimizin, kendini Türk belleyen milletin, her ferdinin de anası…
Ne yazık ki o küfrün sahibi kişi, VİP olarak ağırlanıyor.
Sayesinde bugün nefes alan bir neslin ferdi olarak, Atatürk’ümüzün ve değerli Zübeyde annemizin kemiklerini sızlatıyor.
Ama sen rahat uyu Zübeyde Anam…
Sana söz...
Biz nefes aldıkça sen de…
Atamız da…
Cumhuriyetimiz de yaşayacak.
Söz!
Yorumlar
Kalan Karakter: