İKİ gündür biraz özele kaçıyorum belki ama bazen gerekiyor.
Kimileri tanımıyor…
Kimileri tanıdığı halde kollamıyor.
Bilmeyenin konuşması normal belki ama sizi bilen, tanıyan insanların geçmişinizi…
Hayatla olan mücadelenizi…
Geldiğiniz yere ulaşırken çektiğiniz meşakkatleri anlatması gerekir diye düşünüyorum.
Alanlı’ya kendim ve oğlum için yaptığım iki villanın zaman zaman tartışıldığını duyuyorum.
‘Ooo!’ ilk kez duyanlar…
Dudaklarının ve kaşlarının nasıl büküldüğünü görür gibi oluyorum.
Belki aralarında malı götürmüş diyenlerde olabilir, diyorum.
Oysa belki hiç umursamam gerekir ama benim yaşadığım hayat…
Hayat anlayışım…
İlkelerim…
Kavgalarım…
Duruşum…
İşte onlar yüksünür diye düşünüp onlar adına müdahale etmem gerekir diye düşünüyorum.
Hiçbir şeyi savunmaya ihtiyacım yok ama…
Beni tanıyanlar gerekli savunmayı yapmayınca zorunlu olarak müdahil oluyorum.
Beni medyadan tanıyanların yüzde sekseni benim 49 yıllık inşaat mühendisi olduğumu ve hayatımı sadece kendi mesleğimden elde ettiğim kazançlarla yürüttüğümü bilir.
Hayata tek kuruşsuz, kimsenin katkısı olmadan atılan ve bunca yıl tek başına mücadele veren bir kimsesizim aslında…
Medya benim bu kent için, kente ve insanlarına sahip çıkma ve hizmet alanım.
Kursağıma tek bir kuruş girmeden 1991’den beri bu alanda çoğu zaman tepkileri üzerime çekerek üzerime düşeni yapmaya çalışırken…
Bir taraftan da zor şartlar altında mesleğimi icra ederek ailemi geçindiren ve kazandığı akıllı kullanarak arttıran sizlerden, sıradan biriyim.
Edinimlerimin tek kuruşu kimsenin bağışı değil ama beni canı yürekten seven insanların katkıları ve şahsi çalışmalarımla oluşmuştur.
Bu iki villanın vücut buluşu…
Hesapsız kazançlar sonucu değil, 49 yıllık kavganın ve mesleğin erbabı olmam hasebiyle en mütenasip şartlarda mal edilmiş olmasından kaynaklanmaktadır.
Hala son derece mütevazi bir yaşam sürmekte olduğumu söylemeliyim.
Kimlerinin bana ‘tuzu kuru’ diye baktığını biliyorum.
Onlara bir marifet midir bilemem ama…
1995’ten beri tek bir gün tatil yapmadığımı…
Yıllardır herhangi mekânda bir akşam yemeği veya eğlencesine katılmadığımı söylemeliyim.
Evet, düşünülenin aksine tuzu kuru değil, hesaplı, kitaplı ve savurganlıktan, israftan kaçınan biriyim.
Benim mütevazi yaşamım size cazip geliyorsa tavsiyem;
Onu karalamaktan vazgeçip, aynı yaşamı örnek almanızdır.
Yorumlar
Kalan Karakter: