Fındık sadece yaşadığımız bu kent için değil bu vatan, bu millet ve bu devlet için de çok önemli bir milli politika aracı. Sadece bir araç da değil. Dünyada hâkim olacağımız bir pazar alanı.
Ne yazık ki “en büyük ve en önemli” üreticisi olduğumuz fındıktan halkımıza yeterli refahı, hazinemize de gerekli dövizi sağlayamıyoruz.
“Filan üretime başladı, filan üretimde aldı başını gidiyor” teraneleri ile kandırıyorlar bizi. Daha doğrusu yalanları kandırmada kullanıyorlar ve ne yazık ki ya işbirlikçi ya da konunun cahili bir kısım okuryazarlarımız da düşüyor bu tuzağa.
1957’de Giresun’da düzenlenen Kurultay’da bizim tüccarlarımız Giresun ve Ordu dışında üretim sahalarının tahdidini istiyorlardı. Ki o zaman toplam üretimimiz 80 bin ton kabuklu fındıktan ibaretti.
Bugün artık 650-700 bin ton kabuklu fındık üretimi normal bir hal. Bu da iç fındık olarak 325-350 bin ton eder ki yıllık ihracatımızdan biraz fazla. Artık iç fındık olarak 275 bin ton ortalama ihracat yapıyoruz.
Yazının girişinde “fındığın sadece bu ülke için değil yaşadığımız bu kent için de” son derece önemli bir ürün olduğunu yazmıştım. Gerçek bu. Samsun son yıllarda artık Ordu’dan sonra en fazla fındık üretilen bir il. Ordu’nun bu yıl ki fındık rekolte tahmini 198 bin 838 ton kabuklu fındık. Sakarya’nın 100 bin 32, Giresun’un ise 91 bin 617 ton. Samsun’un tahmini rekoltesi ise bunların ikisinden de oldukça fazla, 124 bin 464 ton.
Çok basit bir hesapla kabuklu fındık fiyatlarındaki 10 Türk Liralık bir artı bu kente 1 milyar 244 milyon 640 bin TL artı gelir demektir. Türk hazinesine ise ihraç edilecek 275 bin ton iç fındık hesabıyla 5 milyar 500 milyon TL ya da bir başka hesapla 203 milyon 703 bin dolar kazanç demek. Her iki açıdan da hiç de önemsenmeyecek rakamlar değil. Ama ne yazık ki hem bu kent hem de bu ülke bu kazançtan mahrum kalacak.
Geçen yıl taban fiyat ilan edilmesen önce Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “4 dolar” taban fiyat istemişti. Bu o günün paritesi ile 72 liraya denk geliyordu. Hükümet taban fiyatını 52 TL olarak yani 3 dolara yakın açıkladı ve fındık fiyatları o civarda dolandı durdu. Eğer siz kabuklu fındık fiyatını 3 dolara yakın açıklarsanız sizin iç fındık ihracatınız da 6 dolar civarında sürünür durur. Bunun ülkeye kaybı en az 1 milyar dolardır.
Türkiye iç fındık ihracatında kendisine 10 dolarlık bir hedef koymalı ve kabuklu fındık alım fiyatlarını da buna göre belirlemelidir. Bu hesapla 2023 ürünü kabuklu fındık taban fiyatı 100-110 TL arasında olmalı.
Türkiye’de birime verim hala düşüktür. Devletin ve üreticinin birime verimi artırıcı önlemler alması önemlidir. Fazla üründen korkmamak gerekir. Zira dünyada refah arttıkça çikolata ve pasta dolaylı olarak fındık tüketimi de artmaktadır. Bırakınız üretimin artmasından biz korkmayalım, başkaları korksun. Çünkü şeker ve kakao ile Türk fındığının uyumu hiç başka bir üründe ve hiçbir başka memleketin fındığında yoktur.
Yorumlar
Kalan Karakter: