Sandıkların %98’i açıldı ve sonuç üç aşağı beş yukarı belli oldu:
Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 13’üncü Cumhurbaşkanı seçildi.
Hayırlı uğurlu olsun.
Önemli olan seçim sonrası ülkenin birlik ve beraberliğinin sarsılmaması, aksine seçim öncesi kutuplaşmaların yerini anlayışa bırakması. Sayın Erdoğan kazandı ama ilk defa bu kadar az bir fark oluştu kaybedenle kazanan arasında. Milletin yarısını biraz geçen bir seçmenin desteğine karşılık yarısına yakın seçmenin karşı oyuyla.
Bu seçimlerin kaderini hayatını burada kazanan ve burada yaşamakta olan Türkler değil de çoğunluğu Almanya, Fransa ve Avusturya gibi yabancı ülkelerde yaşayan Türkler belirledi demek bir abartı olmaz. Bu arada birkaç yüz bin dolara ya da sığınmacı adı altında vatandaşlığa geçirilen elin Arap’ı, Afgan’ı, Afrikalısını da göz ardı etmemek gerekir.
Bir başka açıdan bakıldığında bu seçimin mağlubu çok ama galibi yok. 6’lı masa denen Millet İttifakı da mağlup, son katılımlarla ortak sayısı altıyı da geçen Cumhur İttifakı da mağlup!
Türkiye’de şu anda tartışılması gereken en önemli konuların başında eğitim seviyemizdeki geriye gidiş, ekonomimizdeki başıboşluk, kuralsızlık, yargıya beslenen güvensizlik ve giderek artacağı açık olan yabancı istilası gelmektedir.
Üniversitelerimiz sayı olarak akıl almaz biçimde çoğalırken yurt dışı üniversiteleriyle mukayesede ne yazık ki hızla gerilere savruluyor.
G 20’ler kurulduğunda dünyanın en büyük 17’inci ekonomisi olan Türkiye bugün ne yazık ki 22’ciliğe gerilemiş durumdadır, yılsonunda 23’üncülüğe düşmesi de beklenmektedir.
Gerileme sadece sırada değil aynı zamanda fert başına düşen gayri milli safi dolar hesabında da aynı durumda. 2023 için hedeflenen fert başına 25.000 dolar bugünlerde 9.000’lere düşmüş vaziyette.
İşsizlik oranı, özellikle de okumuş genç işsizlerin oranı hızla artmakta, iyi eğitimli ve meslek sahibi gençlerimiz yurt dışına gitmekte.
Yargı konusunda fazla söz etmeye gerek var mı; en üst yargı mercii olan Anayasa Mahkemesi’nin kararını uygulamayan alt mahkemelerin olduğu ve ülkenin 1 numarasının “ben o kararı tanımıyorum” dediği, diyebildiği bir ülkede yaşıyoruz.
Tekrar edeceğim, seçim kıl payı kazanılmış bir zafer ya da kıl payı kaybedilmiş bir yenilgidir. Önemli olan buradan ayrışmanın ve dahası kutuplaşmanın değil barışmanın, konuşmanın ve ortak çözümler üretmenin yolunu açmaktır.
“Elin Almanya’sı, Amerika’sı Suriyeli alıyor da bizim onlardan nemiz noksan” söylemiyle birlikte yeni bir göç dalgasıyla karşılaşma riski yabancı tehdidini daha da artıracak gibi görünüyor.
Başta kurduğum cümleyi tekrar kuracağım: Sonuç Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Partisine hayırlı uğurlu olsun.
Yorumlar
Kalan Karakter: