Demek ki neymiş:
“Bir tarafta 735 milyon kişi açlıkla mücadele ederken, diğer tarafta lüks, şatafat ve israf alıp başını gitmişse burada çok ciddi bir sorun var” demekmiş!
Bunu diyen ben değilim; bir zamanlar, “itibardan tasarruf olmaz” diyen bir dünya lideri.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve aynı zamanda AKP Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan.
“İtibardan tasarruf edilmemesi” ile “lüks, şatafat ve israfın alıp başını gitmesi” arasındaki çelişkiyi bana sormayınız lütfen.
Ya -sorabilirseniz- Sayın Cumhurbaşkanı’na ya da önündeki metni yazıp Türkçe karşılığı “elektronik suflör” olan promptere yükleyenlere sorunuz; eğer zahmet olmazsa.
Bu kadar değil, Sayın Cumhurbaşkanı’nın konuşması, oldukça zengin ve kapsamlı.
Şu satırlar da o konuşmadan:
“Gelinen noktada Afrika’dan Asya’ya milyarlarca insanın bir avuç elitin keyfi ve refahı için çok kötü şartlarda çalıştığını ve ter döktüğünü kaydederek “bu ne adildir, ne insanidir, ne de vicdanidir. Sorunlarımızın sebebi kaynak kıtlığı değildir, merhamet eksikliğidir.”
Son derece doğru ve alabildiğine alkışlanacak bir tespit. Yalnız sormadan edemiyorum: Bir avuç elitin mi yoksa kapitalist emperyalistlerin keyfi mi buna sebep?
Ah bir de “yaptığımız yardımları” anlatırken kurduğu şu cümleler olmasa.
“Milli gelire oranla dünyanın en fazla yardım yapan ülkesiyiz. Ülkemize sığınan 4 milyonu aşkın mazlum ve mağdura sahip çıkıyoruz. Suriye’nin kuzeyini terör örgütlerinden temizleyerek, bu bölgede kardeş ülkelerin desteğiyle kalıcı konutlar inşa ederek, eğitimden güvenliğe her alanda ihtiyaçlarını gidererek, insanları göçe zorlayan asıl nedenleri kaynağında ortadan kaldırıyoruz.”
Niye “milli gelire oranla en fazla yardım yapan” ülkeyiz. “Kendisi himmete muhtaç dede/Nerde kaldı gayrıya himmet ede” sözü bizim; ne çabuk unuttuk içeride yaşadığımız yoksulluğu ya da yetersizlikleri?
Hele şu “4 milyonu aşkın mazlum ve mağdur” dediğimiz Suriyelilere, Afganlılara, Pakistanlılara, Afrikalılara daha bilmem nerelilere sahip çıkmamız da neyin nesi?
Sahi, 4 milyonu mu yoksa muhaliflerin iddia ettiği gibi 10 milyonu mu aşkınlar? Hangisi?
Bir de “kalıcı konutlar inşasında” bize yardımcı olan “bölgedeki kardeş ülkeler” hangileri? Yaptıkları konut sayısı kaç? Açıklansa da biz de öğrensek. Teşekkür borcumuzu yerine getiririz hiç olmazsa.
Bu arada Sayın Cumhurbaşkanı’nın kullandığı bir ifadeyi de görmezden gelmek olmaz.
O kürsüden dile getirilen “tek dünya, tek aile, tek gelecek” söylemi sizde nasıl bir çağrışım yaptı?
Sayın Cumhurbaşkanı’nın “Orta Vadeli Programın hem içeride hem dışarıda takdirle karşılandığı” ve “ekonomimizdeki başarılarla birlikte uluslararası yatırımların daha da arttığını hep birlikte göreceğiz” sözleri, şimdiye kadar uygulanan ekonomik politikaların yanlış olduğunun hazin bir itirafı gibi geldi bana.
Siz nasıl yorumluyorsunuz acaba?
Yorumlar
Kalan Karakter: