Güme gidecek, eminim, ama yine de yazacağım. Sevgili Ragıp Göker de aynı konuda endişelerini belirten bir yazı yazmıştı kendi köşesinde. O, müjdenin güzel olduğunu ama gerçekleşmesi konusunda da endişeler taşıdığını ifade etmişti. Ben hem bu güzel müjdenin seçim söyleminin laf kalabalığında güme gitmesinden hem de projenin daha önceki her biri diğerinden daha güzel ama bir türlü gerçekleşemeyen vaatlerin akıbetine uğrayacağından endişeliyim.
Konu hakkında derli toplu açıklamayı yakın zamana kadar AKP Samsun İl Başkanlığı görevini yürüten şimdilerde ise milletvekili aday sıralamasında 5. sırada yer alan Av. Ersan Aksu yapmış. Onun ifadelerini aktaracağım kelimesi kelimesine siz değerli okuyucularıma:
“Genişleme alanı ile beraber toplam 600 bin metrekareyi geçen alanıyla 10 bin istihdam hedefi ve 1.5 milyar doları geçen ticaret hacmiyle Samsun Türkiye’nin en büyük 5. Serbest bölgesi Orta Karadeniz Serbest Bölgesini kazanmıştır. İstihdam, üretim, büyüme ve ihracat noktasında Organize Sanayi Bölgelerimiz ve serbest bölgelerimizle, deniz, kara, hava ve demiryolu ulaşım akslarımızla Samsun Karadeniz havzasının parlayan yıldızı olarak önümüzdeki kısa süre içinde çok daha öne çıkacak bir duruma gelmiştir. Orta Karadeniz Serbest Bölgesi hem Samsun’un hem de bütün bölgenin ihracat merkezi olacak.”
Projenin adı OSBAŞ(Orta Karadeniz Serbest Bölgesi) imiş. Ticaret Bakanı Mehmet Muş’un yaptığı açıklamaya göre Orta Karadeniz Serbest Bölgesi’nin kurulmasıyla ilgili Cumhurbaşkanı kararı 1 Mayıs 2023 günlü Resmi Gazetede yayınlanmış ve b karara göre bölgeyi kurup işletmekle 30 yıl süreyle Orta Karadeniz Serbest Bölge Kurucu ve İşletici Anonim Şirketi(OSTAŞ) 30 yıl süreyle yetkili kılınmış!
Her şey iyi güzel de ne yer var ortada ne bir fizibilite(uygulanabilirlik raporu) söz konusu. Nasıl olacak sorusunu sormak her Samsunlunun ve her Türk vatandaşının en doğal hakkı değil mi?
Bu kent hemen her seçim öncesi hem çok vaatler gördü hem de bir türlü gerçekleşmeyen anlı şanlı temel atmalara şahit oldu.
Terme’de Tersane kurulacaktı! Hatta kamuya ait bir arazi İstanbul’da yaşayan bir Terme iş insanına tahsis bile edilmişti. Gelen giden milletvekilleri, birbirinden parlak nutuklar ve sonunda ne tersane kaldı ortada ne de herhangi bir yatırım. İş insanının zararı bize meçhul.
Batı’da da Dereköy’de tersane kurulacaktı, yatlar yapılacaktı. Ne tersane kuruldu ne de yat gören oldu.
Samsun-Ankara Hızlı Tren ya da Yüksek Hızlı Tren söylemi de hemen her seçim öncesi gündeme geldi. Sadece Samsun’da değil, Amasya ve Çorum’da da siyasetçiler alabildiğine kullandı bu söylemi. Bir ön fizibilite çalışmasından başka elde bir şey yok.
Ama asıl merasim şimdilerde ya denizin ya da yandaki ırmağın suyuyla dolmaya terk edilen Samsun Tersanesinde yapıldı. Bin dönüm çamlık alan Gelemen Devlet Üretme Çiftliğinden alındı, çamlar kesildi ve arazi parsellendi, 5 firmaya tahsis edildi.
Çalışacak işçi sayısı da açık artırmaya çıkmıştı, 5 binle başladı, 10 bin, 15 bin, sonunda17 bin 500’de noktalandı. Evlerden kimlik suretleri toplandı. Herkes iş ve aş sahibi olacaktı. Her şey hayalde kaldı.
2007 yerel seçimlerinin en büyük zokasıydı bu tersane ve olta da AK Parti’nin elindeydi. Kim ne kazandı bilinmez ama ülke o günün rakamıyla 60 milyon TL kaybetti. Bu rakam herhalde bugün 50-60 milyon dolara tekabül eder sanırım.
Yeni hayal kırıklıklarına ve yeni masraflara yazık olacak sanırım.
Yorumlar
Kalan Karakter: