Yıllardır Dünya Kupası Finalleri’ne katılma becerisini gösteremeyen bir ülkeyiz.
Şans bu kez sanki yüzümüze gülüyor.
Hem lokma gibi bir gruptayız hem de finallere katılım sayısı artırıldı. Üstüne üstlük iyi bir futbolcu jenerasyonuna sahibiz. Bu avantajları nasıl kullanırız?
O Montella ve futbolcunun ellerinde…
Zorlu İspanya ve Bulgaristan maçları öncesi rakip komşumuz Gürcistan idi. Avrupa Şampiyonası gruplarındaki rakibimizi geçen yılın temmuzun da Dortmund’da yenmiştik. Bu kez de yenerek grup maçlarına iyi bir başlangıç yapmak istiyorduk.
Gürcistan'ın başkenti Tiflis'te bizi sıcak ve bunaltıcı bir hava karşıladı.
Dinamo Arena Stadı'ndaki maça ilgi çok büyüktü ama Türk seyirci sayısı da umduğum kadar olmadı.
Sokakta konuştuğumuz Gürcüler geçen yılın rövanşını almak istediklerini söylüyorlardı. Bizim cevabımız belli ve netti: "Hayır vermeyeceğiz."
Montella'nın onbirine baktığımızda kazanma odaklı bir takım sürdüğüne anlamak mümkündü.
Maça etkili başladık.
İlk dakikada Yunus ile kaçan net fırsat golün habercisiydi. Akabinde kornerden gelen topa şık bir kafa vuran Mert Müldür ile öne geçtik. Baskıyı devam ettirip ikinci golü aradık ancak bunda başarılı olamadık. Devrenin büyük bir bölümünde topun arkasına geçildi, savunmada kalındı. Ev sahibi ekip sonuç alamadığı pozisyonlar ürettiyse de savunma gole izin vermedi. Özellikle son vuruşlarda bir hayli başarısız idiler.
İkinci golü bulup rahatlamak bir düşünce idi.
Hayata geçti.
42. dakikada Kerem sahneye çıktı ve bunu başardı. Bu gol takımın üzerindeki baskıyı attı.
Ön alan baskısı yapınca panikleyen ve hata yapan bir takıma karşı ikinci devreye bu düşüncesiyle başlayan millilerimiz çok organize atak geliştirdi. Hakan, Yunus paslaşmasında topla son olarak buluşan Kerem farkı üçe çıkaran golü kaydetti.
Ani gelişen ev sahibi atağında Eren müdahalede gecikince golü kalemizde gördük.
Gol sonrası oyuna giren Barış'ın ayağına top dahi değmeden kırmızı kartla ihraç edilmesine şaşırdık. Bu nasıl bir akıldır yahu?
Galatasaray’da oynamıyorsun, milli takımda oynuyorsun. Hakem gözünün yaşına bakar mı zannettin?
Takım 10 kişi kaldıktan ev sahibi ekip taraftarının da desteğiyle baskı oluşturdu. Skoru koruma telaşına düştük.
Bu hiç de yakışık almadı.
Barış efendi sayesinde son yarım saat boyunca stres yaşadık.
Rakibin baskısı altında ezildik. Futbol şansı yanımızdan ayrılmadı. Adamlar şutlarıyla kalemizi dövüp durdular. Skoru tutmak adına çırpındık durduk. Bunu zorda olsa başardık.
Önemli olan kazanıp üç puan almaktı, öyle de oldu.
Ama inanıyorum ki Tiflis’e gelenler bu kadar şanslı olamayacaklar. Zira Gürcistan kolay lokma değil.
Dünya Kupası grup maçlarına deplasmanda anlamlı bir galibiyetle zorda olsa başladık. Darısı pazar günü Konya'da oynayacağımız İspanya maçına…
Bu maçtan da kayıpsız ayrılırsak gruptan lider çıkmamamız için hiçbir neden göremiyorum.
Bu çocuklar başaracak, bundan eminim.
Yorumlar
Kalan Karakter: