Puan farkıyla oturulan ikincilik koltuğuna sımsıkı sarılıp, başkalarına kaptırmamak için oynanan her maçı kayıpsız geçmenin zorunluluğu vardı. Olası iş kazasına, hem de evinde oynadığın bir maçta fırsat vermemek gerekirdi.
Süper Lig’den düştükten sonra saha içi ve dışında büyük sıkıntılar yaşayan Malatya temsilcisi önünde galibiyet elde edebilmek Samsunspor için zaruri bir durumdu.
Takımda ki tek değişiklik sezon başından bu yana her maçta oynayan Alim’in yokluğunda haftalar sonra Yusuf Abdioğlu’nun sahada oluşuydu. Hüseyin Eroğlu geçen maçta olduğu gibi tercihini Soner’in yerine yine Harris’ten yana kullandı.
Konuk ekibin baskılı oyunu karşısında Samsunspor sahasından çıkmakta zorlandı. Kazanılan her top rakibe kaptırıldı. Kendi yarı alanından kaptığı topla rakip kaleye inen Laura yine pas vermek yerine atağı kendi sonuçlandırmak istedi, şutu kalecide kaldı.
Pozisyon sonra verilen garip bir penaltı kararıyla geriye düşüldü. Kalecilerin vuruş öncesi sağa ve sola yatmasını hep yadırgamışımdır. Yahu hiç kıpırdamasan belki top üstüne ya da bir metre sağına, ya da soluna gelir, onu da ellerinle engellersin.
Gol sonrası kendine gelen takım pabucun pahalı olduğu idrakine varmış olacak ki, biraz olsun toparlandı. Ancak yakalanan ikinci net pozisyonda yine Laura’nın bencilliğine takıldı.
Bu adam ile yazdığım eleştirel yazılarda bana sosyal medyadan sallayanlara selam olsun (!)
Ahmet Sagat yedekte bu şahıs ilk onbirde.
Olacak şey değil.
Adalet mi bu ?
Tribünlerin “ Malatya kümeye” tezahüratları oynanan futbolla örtüşmüyor. Bu takım çok can yakar. Deyim yerindeyse taş gibi bir takım. Samsunspor’un haftalar sonra ne oynadığını, ne yapmaya çalıştığını bilemedik !
Sahada topa koşan, rakibe boş alan bırakmayanlar ile durduğu yerde topun kendisine gelmesiniz bekleyenler arasındaki fark tabelaya yansıdı…
İkinci yarı oyunu rakip alana yıkmasına rağmen pozisyon bulunamadı. Kenardan oyuna dahil olanların da katkısı verimsizdi. Samsunspor zirve yarışında kocaman bir yara aldı. Maç öncesi yapılan “rahat kazanırız” tahminleri yerle yeksan oldu.
Biz buna kısaca bir çuval incirin berbat edilmesi diyoruz.
Eşitlik golünü atan Ahmet Sagat’ı yedek tutup yabancılara prim tanıyan anlayışı kabul etmek mümkün değil. Bir puan Ahmet’in şık kafa vuruşu ile kurtarıldı.
Maçın hakemi için “ çok komik idi” diye bir yorum yapsam hiç abartmış olmam. Belki de yaptığı kurtarışlarla hayatının maçını oynayan kalecinin maçtan dakika hırsızlığı yapmasına müsaade etmesi kabul edilir bir durum değildi.
Hemen hemen girilen her ikili pozisyonda yere düşen konuk ekip futbolcularına imtiyaz tanıdı. Verdiği penaltının kabul edilebilir bir yönü yoktu. Yıllardır maç yönetir ama yerinde sayar. Vasatın altında bir düdük çalar. VAR’ dakilerin de ondan farkı yoktu. Kısacası ekip olarak rezil bir maç yönetimi gösterdiler.
Avantajlı girilen haftada frene basıp puan kayıpları yaşanıldı. Bu futbol ve sonuç Samsunspor’a yakışmadı…Umarız ki Bodrumspor önünde alınacak galibiyetle telafi edilir…
Yorumlar
Kalan Karakter: