Ligde Kasımpaşa, kupada Bodrumspor maçları kazanılınca kötü günlerin geride kaldığını takımın geri döndüğünü düşünmüştük.
Kabus dolu 7 haftalık kaybetme sürecini unutup umutlu geleceklere yelken açmaya başladığımızı hayal etmiştik.
Yanılmışız…
Trabzonspor karşısında gördük ki yine aynı tas aynı hamam vaziyetleri devam ediyor.
Samsunspor’da büyük düşüş, hayal kırıklığı yaratmaya devam ediyor.
Bireysel beceriksizlik, takım olamamanın verdiği dayanılmaz hafiflik can sıkıntısı yaratıyor.
Taraftar maçın bitimine daha 10-15 dakika varken stadı büyük bir üzüntüyle terk ediyorsa bu işte bir yanlışlık var.
Ne yazık ki bunu göremeyen, görüp de anlayamayanlar var.
İstanbulspor’a başkanlık yaparken, paraları oluk gibi akıtırken karşılığını alamayan Cem Uzan’ın bir maç sonrası yaptığı açıklama sosyal medyada yıllardır gösterimde kalmaya devam ediyor.
Uzan başkan, kaybedilen maç sonrası futbolcuları aleyhine kulakları tırmalayan bir söz söylemişti.
“Bu böyle gitmeyecek. Bazı futbolcuların futbol hayatlarını bitireceğim.”
Önceki gün maç sonu yaptığı açıklamada Başkan Yüksel Yıldırım, buna benzer sözler söyledi.
Öfkeli, kırgın, kızgın, mutsuzdu.
Verdiklerinin karşılığını alamamanın ortaya çıkardığı hayal kırıklığı…
Hesap kesmeyi, sezon sonuna bıraktı.
Böyle konuşmakta sonuna kadar haklı.
Bu takım da bazı futbolcuların karnı bir hayli doymuş. İşlerini yaparken “laylaylom” halleri var.
Yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında. Maaşlar, primler, hak edişler günü gününe ödeniyor.
Başlarında kahvaltıda önlerine konan zeytini sayan, peyniri terazide tartan yöneticiler yok.
Bu kulüp böylelerini de gördü.
Çok şükür bu tipler artık ortalarda gözükmüyor. Devirleri kapandı, çekip gittiler.
Şimdi durum çok farklı.
“Saray saltanatı nerede yaşanıyor?” diye soracak olursanız.
Samsunspor’u işaret ederler.
Başkan sadece futbolcuları suçluyorsa, yanlış yaptığını söylerim.
Kadro mühendisleri de sorumludur.
Depremde yıkılan binalardan sadece müteahhidin değil, kontrol mühendisinin de mal satın alımcının da suçunun olduğu aşikardır.
Bu takım iki sezondur sağ ve sol bek sorununu çözememişse, iyi bir oyun kurucu, kaliteli bir golcü alamamışsa suçlusu kadro mühendisinindir.
Suçu seyirciye atmak en kolay iş.
Lafı salla, nereye giderse gitsin.
Sonra ne mi olur?
Tribündekiler protokol tribününe döner, isminin önüne o sözü lakap olarak takar, koro halinde haykırır.
Bu ağır yenilginin faturası taraftara kesilemez. Onlar görevlerini layıkıyla yaptılar.
Kimse suçlayamaz.
Lafım şapkayı önüne koyup, “Biz nerde hata yapıyoruz?” sorusuna yanıt vermesi gerekenleredir.
Karadeniz derbisinin kazananı üç puanı üç golle alıp evine döndü.
Umarım bu yenilgi Samsunspor’u kendine getirir.
Yorumlar
Kalan Karakter: