Ankara’nın iç titreten havasında Gençlerbirliği’ne konuk oldu Samsunspor. Yeni yılın ve sezonun ikinci yarısının ilk maçıydı.
İki takım için büyük önem taşıyan maç öncesi milli takımda bulunan Cherif Ndiaye ile kırmızı kart cezalısı Antoine Makoumbou'nun yanı sıra sakatlıkları süren Emre Kılınç, Rick van Drongelen, Tanguy Coulibaly, Afonso Sousa, Carlo Holse ve Bedirhan Çetin kadroda yer almadı.
Sakatlığı geçen Olivier Ntcham yedek kulübesinde kendine yer buldu. İkinci yarının ortalarında oyuna girme şansı bulduysa da beklenenden uzak bir geri dönüşe imza attı.
Samsunspor'da yeni transferlerden Türkiye kupası maçında oynayan Yalçın Kayan ilk 11'deydi. Sahanın sürpriz ismi ise Ali Diabate oldu. Genç oyuncu verimli ve göze batan bir performans gösterdi.
Teknik Direktör Thomas Reis, yeni transferlerden kaleci İrfan Can Eğribayat ve Elayis Tavsan'ı kulübede oturturken sol bekte Logi Tomasson'un yerine Soner Gönül'ün oynaması dikkat çekti.
Ev sahibi ekip maça etkili başladı. Metehan ve Oğulcan ile yakalanan fırsatlardan sonuç alamadılar.
Samsunspor bu iki atağı kazasız atlattıktan sonra devrenin ortasından itibaren oyuna giriş yaptı. Ağırlığını yavaş yavaş hissettirdi. İlk etapta Yalçın ve Marius ile yakaladığı pozisyonlardan sonuç alamadı.
30. dakikada Mendes imzalı atakta Yalçın’ın asisti ile buluşan Marius kötü vurmasına rağmen topu köşeden ağlarla buluşturmayı bildi ve takımını öne geçiren golü attı.
Soyunma odasına bu avantajlı skorla gidildi.
İkinci yarıya etkili başlayan taraf yine ev sahibi idi. Baskıyı önlemede büyük sıkıntı yaşandı.
Kazanılan topları tutmak mümkün olmadı. Bedeli de ağır oldu.
Beklenen gol kısa sürede kendini gösterdi.
60. dakikada belki de sahanın en iyilerinden olan Diabate’nin uzaklaştıramadığı top rakibe eşitlik golü olarak döndü.
Kalan dakikalar iki takım için de skoru tutma gayretinde geçti. Sakatlıktan dönen Ntcham’ın verimsiz şutlarını izledik. Ne bir pozisyon üretildi ne de rakip pozisyona sokuldu.
İsabetli şut çekilemedi. Organize atak geliştirilemedi.
Puanlar paylaşıldı. Belki de en adil maç sonucu bu oldu.
Altı haftadır kazanamayan bir takımın, dört haftadır yenilmeyen bir takımdan deplasmanda puan çıkarması karlı bir iştir.
Hem de bu kadar kadro eksikliğine rağmen fena bir netice değildir.
Puan, puandır.
Adı açıklandığında bu atamaya tepki koyanların başına bir şey gelmedi. Maçın Ankaralı hakemi Ankara takımının maçını yönetti.
Bence fena bir yönetimde göstermedi. En azından art niyeti yoktu.
UEFA listesinde olan birinin davranışı da bu yönde olmalıydı zaten.
Sahaya çıkılan pankart ve tribünlerde yapılan koreografi 20 Ocak 1989’un hatırlatılmasıydı.
Camia olarak büyük acımızın 37. yılını yaşıyoruz.
Mete, Muzaffer, Tomiç ve Nuri hocamızı rahmetle anıyorum.
Yorumlar
Kalan Karakter: