Geçtiğimiz yıl olduğu gibi, bu yıla da galibiyetle başlanıldı.
Sene sonu “Z” raporu alıp okunulduğunda umarız ki hesap yüklü olur. Gelinen noktada sadece patron değil, herkes mutlu son istiyor.
Lig tablosunu ve diğer takımların halini gördükçe insanın aklına gelen ilk soru, “Neden olmasın ki?” şeklinde…
Reis hocanın temkinli duruşuna bakıp herkesin saf tutmasında fayda var. Maç maç gitmek, öncelikli hedef olan 42 puanı cüzdana yerleştirmek.
Sonrası için yeni bir rota çizmek gerekecek!
Onun adını da yine Alman teknik patron belirleyecek. İlk 10’mu olur, ilk 5’mi? Avrupa Kupalarına iştirak etme hakkını elde etmek mi?
Hayali bile cihana bedel bir istek, arzu…
Doğrusunu söylemek gerekirse, üç-dört maçlık durgunluk döneminden sonra Samsunspor treninin yeniden yola çıktığını gördük.
Karadeniz derbisinde, oyunun çoğunluk zaman diliminde bu izlenim ortaya kondu. Takım kendi öz bütünlüğüne döndü. Samsunspor, Samsunspor gibi oynadı. Hal böyle olunca da sonuç kendiliğinden geliverdi.
Görmek istenen tablo da bu.
Cumartesi günü, Kayseri deplasmanına çıkılacak. Bu maçla birlikte sayısal olarak Ligin yarısı tamamlanmış olunacak. Rakibin ligdeki konumuyla, oynadığı futbol çelişki yaratıyor. Hak ettikleri puanları alamamanın burukluğu var içlerinde.
Son oynadıkları Bodrumspor maçında iyi oynadılar, öne geçtiler ama galibiyet elleri arasından kayıp gitti. Üstelik takımın en büyük kozlarından biri olan Gökhan Sazdağı da sarı kart cezalısı durumuna düştü.
Oyuncunun eksikliği onları ne kadar etkiler, Samsunspor için ne kadar avantaj sağlar? Onu maçta göreceğiz. Kırmızı-beyazlı ekip bu zorlu maça tam kadro çıkmanın rahatlığını yaşayacak.
Beklentiler Kayseri’den eve üç puanla dönülmesi üzerine kuruldu. Puan sıralamasında ki koltuğa sıkı sıkıya yapışmak için bulunmaz bir fırsatı değerlendirmek sonrasında oynanacak zorlu Beşiktaş maçı öncesi çok iyi gelecek.
Hız kesmeden yola devam etmek gerek.
Haydi hayırlısı.
Yorumlar
Kalan Karakter: