Samsunspor kılçığı alınmış hamsi balığına döndü.
Kolay, rahat, afiyetle yenilen bir yemek oldu.
Önce Antalyaspor’a kaybedildi, dört gün sonra da Kasımpaşa ile berabere kalındı.
Dile kolay 5 puan bir çırpıda uçtu gitti.
Baktığınızda bu iki rakip arasında bir fark yok! İkisi de ballı lokma tadında bu ligin ne akar ne de kokar takımları…
Ama Samsunspor öyle mi?
Geçen seneden gelip devam eden bir havası, süksesi var. Üstelik omuzlarında Avrupa takımı apoletleri ışıl ışıl parıldıyor.
Antalyaspor önünde sahada ismi ve cismi olup, ruhu olmayan bir hallerdeydiler. Karşılığını ziyadesiyle aldılar.
Bu yenilgiden ders alınmalı diye düşünenlerdendim. Ama üzüntü verici bir durum ki sınava hazırlanmamış, kitap açmamış tembel bir öğrenci gibi maça gelinmiş.
Tıpkı son iki maça gelmeyen taraftarlar gibi!
Sonuçtan başa doğru gelirsek, takım kapalı savunmalara karşı nasıl bir hamle yapacağını bilemedi.
Yan toplar, kaleciye verilen geri paslar, tempoyu artıracak hareketlerin yapılamaması, kale çekilemeyen şutlar…
Ha bir de unutmadan Reis hocanın yeni takım versiyonu var.
3-4-2-1 sistemini ilk kez denedi hoca. Sol bek Tomasson’u sol açığa çekti, çekmesine de adam çizgiye yapışık oynadı, pas alabilmek için neredeyse Drongelen’e rüşvet verecekti.
İlk kez forma giyen stoper Borevkoviç maçı hatasız tamamlarken, bu takıma olumlu katkılar yapacağını ortaya koydu.
Ben de Tomasson gibi ilk 11’in değişmez ismi olacağını düşünüyorum.
Kaptansız gemi rotasından çıkar, nihayetinde ilk önüne çıkan kayalıklara toslar. Bu da demek oluyor ki her gemiye işini bilen iyi bir kaptan gerekli.
Dün bu göreve hevesli görünen Ntcham vardı. Vardı diyorum ama aslında yok!
Adamın ne oynadığını ne yapmak istediğini bilen varsa beri gelsin.
Favori isimlerden biri olarak gördüğüm ve de benimsediğim Celil’i sahada ara ki bulasın. Oysa maçta en çok ona iş düşüyordu. Emre’nin yokluğunda, Holse’nin formsuz oyununda sahneye çıkıp, aslanlar gibi oynamalı, takımını oynatmalıydı.
Birlikte maç seyretmekten zevk aldığım sevgili dostum Recep Asal maç tamamlandığında çok güzel bir söz söyledi. Aslında maç içerisindeki yorumları da on numara beş yıldız cinsindeydi.
Eee, yılların futbol insanı ne de olsa…
Tecrübe konuşuyor.
Asal, “Antalyaspor önündeki Samsunspor ile bu takım arasında iki level (basamak) fark var. Biraz daha iyiyiz ama bu durum maçı kazandırma noktasında yeterli gelmiyor” dedi.
O kadar üzülmüş, moral erozyonuna uğramıştı ki iyi geceler demeden yüzü asık bir şekilde döndü gitti.
Tribünlerde yer alan her bir taraftar gibi…
Pazar günü içeride yine bir İstanbul takımıyla, Karagümrük ile karşı karşıya gelinecek.
Bir olmadı,
İki olmadı,
Bari üçüncü de olsun.
Maçın hakemi için ne mi düşünüyorum?
Son iki maçta kuru dallar gibi makinaya sokulup ince kıyım doğrama yapıldı. Arda Kardeşler ne ise Ali Şansalan ondan farksız değildi.
MHK başkanına tavsiyem, al bunları da yanına gidin dedenizin liginde maç yönetin.
Bu işi yapamıyorsunuz.
Ya da birilerini talimatına uyuyor, kirli planlarına alet oluyorsunuz.
İnsan da biraz olsun onur, saygı, adalet olur.
Yorumlar
Kalan Karakter: