Samsunspor bugün tarihinde ilk kez Süper Kupa maçı oynayacak.
Son bir yıldır, yaptıkları ve yaşattıklarıyla gururlandıran bir takım var ortada.
Bu nedenledir ki geçmişten bu yana söylediğim sözü yeri gelmişken bir kez daha söylemek isterim:
"Ne mutlu Samsunluyum, Samsunsporluyum diyebilene."
Süper Kupa statüsü lig ve Türkiye Kupası galibinin oynamasıydı.
Nedendir, niyedir?
Bilinmez!
Bir akıl, bu formatı değiştirdi.
Dört takımlı bir organizasyona geçildi.
Söylenti o ki eski formatta kupa dışı kalan Fenerbahçe için bu değişikliğe gidilmesi yönünde.
Varsın öyle olsun.
Zaten ülke futbolu iki kulüp çıkarları için dizayn ediliyor.
Bu talihsiz duruma alıştık, alıştırıldık.
Samsunspor bu akşam sürpriz yapıp rakibini eleyip finale kalabilir mi?
Zor gibi görünüyor.
Zira mevcut kadro yapısından çok eksiği var.
Sakatlar, eksikler takımın belini büküyor.
Teknik direktör Reis'in eli bir hayli zayıfladı.
Biz yine de sahaya çıkıp mücadele vereceklere inancımız oldukça yüksek.
Bugüne kadar imkansız denen neleri gerçekleştirmediler ki bundan geri kalsınlar.
Süper Kupa’nın oynanacağı tarih ve yer TFF tarafından bundan üç ay önce açıklandı.
Geçtiğimiz hafta Samsunspor ilginç bir itiraz yaptı. Maç trafiği yoğun süper kupanın tarihi değiştirilsin.
Sormazlar mı adama "aylardır aklın neredeydi?"
TFF yönetiminin bu itirazı kale almadığını görüyoruz.
Samsunspor'u yönetenler bu konuda sınıfta kalmıştır.
Değinmek istediğim bir başka konu da Musaba'nın ihanetle örtüşen gidişi.
Kulüp istediği kadar açıklama yapsın, hizmetleri için teşekkür etsin.
Zerre kadar umrumda değil, katılmıyorum.
Böyle gidişin ahlakı bir boyutu yoktur.
Etik değildir.
Hizmetlerinden dolayı plaket verin de tam olsun.
Onu alan malum kulüp de masum değildir.
Samsunspor'a karşı olan öfke ve kinlerini böyle ahlaksız bir davranış göstererek rövanş alma yoluna gittiler.
Haksız da değiller.
Samsunspor'u sahada yenememenin sancısı bir hayli büyük.
İki yıldır karın ağrıları rahatsızlık veriyordu.
Bir açık kapı buldular ve daldılar içeriye.
Musaba'nın sözleşmesinden kaynaklı opsiyonu kullanarak futbolcuyu kadrolarına dahil ettiler.
Serbest kalma bedeli olan 6 milyonu hemen ödeyerek…
Maddi olarak bire on kazanan taraf Samsunspor…
Ama transfer sürecinde gaileye alınmamak hiç yakışık almadı.
O malum takım şunu unutmasın.
Takımını bir kez satan, gittiği takımı da rahatlıkla satar.
Karakteri onu götürüyor zira.
Kulüpten yapılan bir başka açıklama akıllarda soru işareti bırakıyor.
Oyuncuya teşekkür ediyorsunuz, alan takımı şikayet etmeyeceğinizi söylüyorsunuz ama diğer yandan da FİFA'ya şikayette bulunduğunuzu söylüyorsunuz.
Hangisinde samimisiniz?
Taraftarın gazını almaksa niyetiniz, buna kimse inanmaz bilesiniz.
Benden söylemesi.
Son olarak transfer konusuna değinmekten geçmeyeceğim.
Bu takımın Avrupa, lig ve kupa olmak üzere üç kulvarda yoğun bir maç trafiği içerisinde olacağını göz önünde bulundurursak hemen her bölgeye cuk oturacak transferler yapmak gerekiyor.
Bunlar gerçekleştirilemez ise işlerin bugünkü gibi iyi gitmeyeceğini düşünenlerdenim.
Yorumlar
Kalan Karakter: