Türkiye'de medya mensuplarının tarafsızlığı sürekli gündeme gelir.
Bazen tarafsız yayın yapmadığı eleştirilirken
Bazen de neden taraflı ya da bizim mahallenin bakış açısıyla yayın yapmıyorsun şeklinde linç edilir!
Bu muhabir A takımlı o yüzden yazdığı haberler doğru değil!
Şu gazeteci geçmişte B partide görev almış bu sebepten artık tarafsız yayın yapamaz gibi eleştirilir.
Tenkitler tamamen haksız mı?
Hayır. Ne yazık ki eleştirileri haklı çıkaran işini layıkıyla yapmayan meslektaşlarımız mevcut.
Peki genelleme yapmak ne kadar doğru?
Örneğin bir fırıncı düşünelim.
Bu fırıncı bir takımı tutuyor. Bir siyasi partiye oy veriyor. Bir dini inancı var.
Bu fırıncı, başka takımı tutan başka partiye oy veren ya da başka inanca sahip kişilere ekmek satmıyor mu?
Ya da sevdiği takım, parti veya inandığı dine mensup olmayan insanlara malzemeden çalarak ya da kalitesiz ekmek mi satıyor?
Tabi ki ahlaklı bir fırıncıysa din, takım, siyaset gözetmeksizin herkese aynı ekmeği satar. Satmayan zaten bırakın meslek etiğini insanlığı konusunda sıkıntılı bir canlıdır.
Avukatlar da sık sık 'Nasıl böyle adi suçluları savunuyorsunuz?' şeklinde eleştirilir. Halbuki avukatlar suçu veya suçluları değil aslında savunma hakkını ve temel hukuk normlarını savunurlar.
Gazeteciliğe konuyu tekrar getirirsek hepimizin tuttuğu takımlar, oy verdiği ya da geçmişte görev aldığı siyasi partiler veya inançları ya da inançsızlıkları var.
Mesleğine saygı duyan hiçbir medya mensubu, sevdiği, inandığı ya da desteklediği konuları işine yansıtmaz.
Geçmişte Genç Parti, MHP ve Zafer Partisi'nde görev alan hatta Zafer Partisi'nde belediye başkan adaylığı yapan bir gazeteci olarak bugüne kadar siyasi görüşümün dışındaki partileri doğru ve tarafsız şekilde sık sık haberleştirdim. Bunun şahitleri Samsun'da çokça mevcuttur.
Aynı şekilde Galatasaraylı olsun diye ailesi adını Tugay koymuş bir Fenerbahçeli, Samsun'da doğmuş bir Samsunsporlu, Ankara'da büyümüş Gençlerbirliği ve Ankaragücü taraftarı bir futbolsever ve spor muhabiriyim.
4 takımı destekleyemeyeceğimi söyleyenlere her zaman, 4 kedimi sevebiliyorsam 4 takımı sevebileceğimi söylemişimdir. Yani kalbim geniş...
14 yıllık meslek yaşantımda her zaman gazetecilik etiğiyle hareket etmeye gayret gösterdim.
Bir gazeteci tarafsız olduğunu sembollerle değil yazıklarıyla gösterir. Sembollerin arkasına sığınanlar genelde gazeteciliği bilmeyen meslektaşlarımızdır.
Bir gazeteci katilin haberini yazmak için cinayet işlemek, milletvekili haberi yazmak için o partiye oy vermek zorunda değildir.
Spor haberciliğinde de böyledir. Gazeteci haberini yazdığı takımın taraftarı olmak zorunda değildir.
Gazetecilerden beklenti taraftarlık, particilik ya da avukatlık olmamalıdır.
Tek bir şeyi yapmak zorundadır.
5N 1K'ya (Ne, nerede, ne zaman, nasıl, niçin, kim) uygun teyitli doğru haber yazmak.
Sağlıcakla kalın...
Yorumlar
Kalan Karakter: