Sizin de hayatınıza girmiştir o güzelim insanlar…
İyi günlerde hatırlanmaz ama başınız sıkıştığında ilk aklınıza onlar gelir.
İşte o kötü gün dostları o kadar anlayışlıdırlar ki yine de yardım ederler.
Hatta bu iyiliklerine rağmen "Yapmasaydın" kalpsizliğiyle hayal kırıklığına uğradıkları bile olur.
İnsanlar filmlerdeki gibi saf kötü veya iyi varlıklar değildir.
Bu sebepten yapılan her tek taraflı bencil düşünce tarzı aslında topluma verilen bir zarardır.
Bu yüzdendir ki artık insanlar yapacakları iyilikte bile ‘Çıkarım ne?' sorusuna sürüklenmiştir.
Ne yazık ki ben de bu kısır döngüyü yaşayanlardanım.
Fakat benim kişisel yaşanmışlıklarımın önemi yok!
Türk milleti bu düşünce yapısına çekildi, itildi, sürüklendi...
Artık nasıl tanımlarsanız tanımlayın.
Devlet-i Aliyye’yi (Osmanlı İmparatorluğu) yöneten aile Türk olmasına rağmen devşirme ve azınlıkların yönetici, Türklerin ise işçi ve asker olduğunu bilmeyen yoktur.
Uzun uzun yazmaya gerek yok!
Türkler, Osmanlı'da ihtiyaç halinde aranan çağrılan arkadaşken Cumhuriyet döneminde ilk kez bu toprakların 1. sınıf vatandaşı olmuştur.
Büyük Türk Mustafa Kemal Atatürk dönemi sonrası ise ne yazık ki yavaş yavaş Türkler askere giden, vergi veren, işçilik yapan formata yeniden dönmüştür.
Son 30 veya 50 yıl ya da siz daha da genişletebilirsiniz!
Türkler örgütlü yapısı olmadığı ya da örgütlendiği Sivil Toplum Kuruluş (STK) veya siyasi partilerde bölünmüşlükleri nedeniyle 2. sınıf vatandaşa dönmüştür.
90'lı yıllarda sözde Beyaz Türklerin yönettiği ülkemizde; muhafazakarlar baskı altına alınıyor, azınlıklar dışlanıyor, ırkçılık yapılıyor ve ülkenin demokrasisinin gelişmesi engelleniyormuş gibi masalları dinleyerek 2000'li yıllara geldik.
Türk milletini "Ne mutlu Türküm diyene" çizgisinden Müslüman olmayan Türk değildire getiren milliyetçiler ile…
Kendisine Türk demeyi zul gören sadece Müslüman hatta sadece sünni olarak tanımlayan bir topluluğa dönüştürülmeye çalışıldık.
Türkler olarak Osmanlı döneminde 600 yıl öldük, Atatürk liderliğinde Kurtuluş Savaşı'nda öldük, Adnan Menderes döneminde Kore'de öldük, 70'li yıllarda sağ - sol çatışmasında öldük, PKK terörüne karşı öldük.
Biz bir ölür bin diriliriz
Ergenekon'dan çıktığımız gibi PKK terörünü bitirmeye çalışırken şehit verdiğimiz o mağaradan da çıkarız da…
Türk milletinin kimliğini sadece kötü günlerde hatırlayanlar nasıl karşımıza çıkacaklar?
Sormadan edemeyeceğim!
Neden hep biz ölüyoruz?
Padişahın, Adnan Menderes'in, 70'li yıllardaki sağcı solcu siyasetçilerin ve son dönemlerdeki post modern muhafazakar tanımlı yönetimlerin tek değişmeyen olgusu ne yazık ki Türk askerinin vatanı için can vermesi...
Türkler bundan gocunmaz!
Türkleri rahatsız eden tek şey Nasreddin Hoca'nın fıkrasını yaşamak
Vatan için ölmek gerektiğinde yani kazan öldüğünde Türkler akla gelirken
Vatanın yönetimine gelindiğinde yani kazan doğduğunda Türkçülük yapmanın ırkçılık sayılması...
Bir gün tarlada izi olanın harmanda yüzü olacağı zamanlar gelecek.
Ve son söz...
TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR
Yorumlar
Kalan Karakter: